Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Ey kavm, Peygamberlerini taşlayan İsrailoğulları'nı hatırlatıyorsun!  (Okunma Sayısı 222 defa)
DaDaLoGLu
damla5
****

Karma: +22/-4
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 456



Üyelik Bilgileri
« : Mayıs 15, 2008, 03:38:54 ÖÖ »

Ey kavm! şu halinle, tıpkı İsrailoğulları'na benziyorsun.

Düşmanının putlarına tapıyorsun. İsrailoğulları da öyle yapmıştı.
Firavun'un zulmünden kurtulunca, gerçek kurtarıcılarını çabuk
unuttular. Musa, Tur'a, Rabb'inin mesajını almaya gittiğinde,
ellerindeki altın gümüş takılardan bir heykel yapıp tapmaya
koyuldular. Bu taptıkları buzağı heykeli, kimin tanrısıydı biliyor
musunuz? Kendi özgürlüklerine ve hayatlarına kasteden Firavun'un.

Kendi peygamberlerini taşlayan, linç eden, çarmıha geren
İsrailoğulları gibi, iyilerini taşlıyorsun Ey Kavm! İçindeki iyiliği
taşladığını, onu katlettiğini bilmeden yapıyorsun bunu. Sizi
aydınlatmak için yanan her ışığı, bir kova su alıp söndürmek için
seğirtiyorsunuz. "Yangın var!" diye, isterik naralar atanların ardınca
gidiyorsun.

Ey Kavm! Tıpkı, kendi peygamberlerine "Sen ve Rabbin gidip
savaşın, biz oturup burada sizi bekliyoruz" diyen İsrailoğulları
gibisin. Özgürlük uğruna bedel ödemeye yanaşmıyorsun.
Sözleşmene ve kendine ihanet ediyorsun. Soğanı, sarmısağı
özgürlüğe tercih ediyorsun. Hakikatin ardınca değil, cedlerinin
ardınca gidiyorsun; ölülerini kutsuyor, fakat dirilerini öldürüyorsun.

İsa'nın diliyle "badanalı kabirlere benziyorsun" Ey Kavm! Dışardan
alımlı-çalımlı görünmeye çabalıyorsun, fakat için leş gibi kokuyor.
Akçaya ve korkuya iman ediyorsun. Efendilerin seni akça ve
korkuyla güdüyor. O efendiler ki, onlar senin eserindir. Bu halinle
sen, celladını doğuran talihsiz analara benziyorsun. Suçu savunuyor,
suçluyu koruyor, mağduru tekmeliyorsun; zalimi yüceltiyor,
mazlumu eziyorsun; değerlerini pazarlıyor, kimliğinden utanıyorsun.

Ey Kavm! Tufanın kokusu geliyor, fakat sen gemileri ve gemicileri
taşlıyorsun. İbrahim'e su taşıyanları suçluyor, Nemrud'a odun
taşıyanları alkışlıyorsun. Asiye'ye "asi", Hacer'e "zavallı", Meryem'e
"günahkar" gözüyle bakıyorsun. Eğer Lady Godiwa işgalciler
tarafından senin şehirlerinde çırılçıplak soyulup dolaştırılsaydı, hep
birlikte kapı altından röntgenleyecekmiş gibi duruyorsun. Jean
Dark'ın ateşini tutuşturmak için sıraya giriyorsun. Söyle Ey Kavm,
içinde kaç Mata Hari besliyorsun?

Nuh Kavmi'ni unutma!

Sodom'u unutma!

Ad Kavmi'ni, Semud Kavmi'ni unutma Ey Kavm!

Kulun gücünün bittiği yerde

"Allah" dedik biz; "Allah'ın var neye muhtaçsın, Allah'ın yok neyin
var!" dedik. Allah derken, "anlam" dediğimizin farkındaydık. Onun
için "Allahsızlığı anlamsızlık" bildik. Allah demekle, hayatımızın
sadece sevinçlerine değil, acılarına da anlam kattık. Acılarımız dahi
anlam kazandı. Istırabımızdan "umut" damıttık, derdimizden
"merhem" yaptık, acımıza "aşık" olduk; aşkımız acımıza, acımız
aşkımıza dönüştü.

Bildik ve inandık ki, "kulun gücünün bittiği yerde Allah'ın yardımı
başlardı". Onun için, yürek tarlasına acı ektik. Ta yürekten "Meta
nasrullah: Yardımın ne zaman?" demeden, O'nun karşısında
acziyetinizi ve muhtaçlığınızı kabullenmeden, acıyı yüreğinizin
sarnıcından imbik imbik damıtmadan, devranın dönmeyeceğini
öğrendik.

İmanın en büyük imkan olduğunu, kalbimiz kederden
kaburgalarımızı zorladığında, gece yarılarında doğum sancısından
beter sancılara durduğunda bir kez daha anladık. Duaya davet
edildiğimiz kapının davetine uyduk ve dualara durduk. Bildik ki,
davete icabet edenin davetine icabet edilir: Biz de O'nu davet ettik.

Kimimiz zarfına adresi doğru yazdı fakat içini doldurmadan boş zarf
attı, kimimiz içini doldurup pulunu unuttu, kimimiz verdiği adreste
bulunmadı, kimimiz hiç adres veremedi ve kimimiz de yalan ve
yanlış adres verdi.

Davetiyesinde hiç eksiği bulunmayanlarımızın ise bir kusuru vardı:
Konuğuna sunacak som ve bütün bir yürek bulamamak. Korku
putlarına, umut putlarına, sevgi putlarına ardiyelik yapan, antik
Atina'nın tanrılar mahzenine dönmüş Panteon'undan beter bir
yüreğe sahip olmak.

İşte bunun için davet edemedik. Ettikse, davetimiz kabul görmedi.
Gücümüzün müntehasına dayanmadan, elden geleni yapmadan
ettik; bitmeden "bittik!" dedik. Eğer gerçekten bitseydik ve "bittik!"
deseydik, "Dayan, yettim!" diyen mutlaka olacaktı.

Hz. Peygamber'in Taif dönüşü gerçekten bittiği ve "bittim!" dediği
gün, tarihin bahtı değişmiş, davetiyesi adresine ulaşmış ve "Yettim!"
cevabı gelmişti. O, Taif dönüşü, yeryüzünün olanca genişliğine
rağmen kendisine dar geldiği ve kavminin varlığını ortadan
kaldırmak için fırsat kolladığı kritik bir anda, Yüce Dergah'a şu
davetiyeyi göndermişti:

Allah'ım!

Kuvvetimin tükendiğini sana arz ediyorum.

Gücümün azaldığını,

İnsanların gözünde küçük düştüğümü sana şikayet ediyorum.

Ey Merhametlilerin en Merhametlisi!

Sensin mustaz'afların Rabb'i

Sensin benim Rabb'im!

Beni kimlerin eline bıraktın?

Bana gaddarlık yapan ötekilerin eline mi?

Yoksa, davamı ipotek edecek bir düşmana mı?

Eğer sen bana gücenmedinse,

Kesinlikle bunlara aldırmıyorum.

Lakin yardımın beni rahatlatacaktır.

Senin nuruna sığınırım;

karanlıkları aydınlatan nuruna,

dünya ve ahiretimi aydınlatacak nuruna...

Gelecek gazabın, bana ulaşabilecek öfkenden

kaçıp kurtulacak bir sığınak arıyorum.

İşte Sana sığınıyor ve aldırmıyorum; yeter ki razı ol.

Güç ve kuvvet Sendendir,

yalnız Senden


( 10 Mayıs 1999-Mustafa Islamoglu )
       
Logged

"Ben batanları sevmem"diyordu Hz. İbrahim, batan yıldızın, ayın ve
güneşin ardından.Ben de sahte âşıkları sevmem. Aşkını değiştirenler,
satanlar, takas edenler,sahte âşıklardır. Sahte âşıkların sahici
maşukları olmaz.
DaDaLoGLu
damla5
****

Karma: +22/-4
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 456



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Haziran 12, 2008, 02:33:56 ÖS »

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Okunmusmuydu bu makale?

 

Logged

"Ben batanları sevmem"diyordu Hz. İbrahim, batan yıldızın, ayın ve
güneşin ardından.Ben de sahte âşıkları sevmem. Aşkını değiştirenler,
satanlar, takas edenler,sahte âşıklardır. Sahte âşıkların sahici
maşukları olmaz.
Leener
damla5
****

Karma: +22/-7
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 576



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Haziran 12, 2008, 02:40:20 ÖS »

Okunmusmuydu bu makale?

şimdi okundu  Sanki önceden de okuduğum bir makalesiydi sevgili İSLAMOĞLU hocamızın.. Böyle güzel ilmi konulardan istifade etmek çok hoş.. Rabbim ilmi ile amel edenlerden eylesin hepimizi.. Rabbim bizi nefsimizle baş başa bırakmasın.. 
Logged

SEN ve BEN;
Kavgamıza yenik düşüp yorulduk,
Kahpe bir gürültünün zindanında boğulduk.
Ne ben mehtabı aldım elime bir kuş gibi,
Ne de sen bu sevdayı yaşadın bir düş gibi..
NaLaN
damla5
****

Karma: +43/-4
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 587


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Haziran 12, 2008, 06:57:53 ÖS »

okudum daha öncede okumuştum emeğine sağlık abiciğim. 
Logged
eyvah
Genel Yönetici
damla6
*****

Karma: +81/-19
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1844


yaşamam da,ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Haziran 12, 2008, 11:10:31 ÖS »

ben okumamistim.................

Allah cc razi olsun Eyyup abim simdi  okumus oldum...

çok güzel bir konu...(1999 da  yazilmis)...

 Allah Râzı Olsun ISLAMOGLU HOCAM..........

 Allah Râzı Olsun.............EYYUP ABIM...........
« Son Düzenleme: Haziran 12, 2008, 11:12:22 ÖS Gönderen: eyvah » Logged

DaDaLoGLu
damla5
****

Karma: +22/-4
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 456



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Haziran 13, 2008, 04:00:02 ÖÖ »

Esselamu Aleykum!...

Dusuncesini paylasan canim kardeslerime kurban olurum!... Sizleri her zaman sevdim ve sevecegim Biiznillah!...

Okumus olabilirsiniz veya buna benzer kitaplarini okumus olabilirsiniz,dogrudur!.. Cunku her ekledigim yaziyi hatirlayacak kadar bir hafiza kalmadi canlar!...

KOCADIM VE YORGUNUM!...

AMAAAAA!..

SIZLERIN MUHABBETINI GORDUKCE,GIBTE EDEMIYECEK KADAR DA GOCAMADIM!....

Sevgili dostlar!

Mustafa Islamoglu'yla tanismama vesile olan kaynak,"YAHUDiSLESME VE HIRISTIYANLASMA TEMAYULU" olmustur!...

Bu kitabi okumanizi (Imkaniniz yoksa,ben size hediye edeyim!) ,ve kendi uzerinizde dusunmenizi dilenirim!..Ben oyle yaptim!!!

Halimin bir yahudiden veya hiristiyandan hic bir farkimin olmadigi yonunde goz-yaslarimi doktum...Yerinde ve gununde bir tefsir olmakla beraber guzel bir yon gosterme oldu diyebilirim!...

Bazi kardeslerim bu guzel insani Hollanda'ya davet etmislerdi ve o sebeble bizide davet ettilerdi..

Gittik!..

Sevgili hocamiz veya alimimiz veyahutta bir abimiz (her nasil goruyorsak!) ,konferans verdi veya Ummete nasihatte bulundu...

Sonrasinda yazmis oldugu kitaplarin imzalanmasina gelmisti...Ben bir cok kitabini aldim ve imzalamasini istemistim...Icinde "Yahudilesme ve hiristiyanlasma temayelu" eseri agirliktaydi...

-Bunu neden daha fazla aldin,diye sordular...Cevabim:

-Cok korktum abi!...Acaba benim gibi korkan olurmu diye hediye etmek istedigim kardeslerim var,diye kendilerine izah ettim!...

Ne dedi biliyormusunuz?

DUA ETTi!...

Kime ve nasil?

Musade edin,bende kalsin canlarim!...
Logged

"Ben batanları sevmem"diyordu Hz. İbrahim, batan yıldızın, ayın ve
güneşin ardından.Ben de sahte âşıkları sevmem. Aşkını değiştirenler,
satanlar, takas edenler,sahte âşıklardır. Sahte âşıkların sahici
maşukları olmaz.
Leener
damla5
****

Karma: +22/-7
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 576



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Haziran 13, 2008, 08:16:37 ÖÖ »

......................
Sevgili dostlar!
Mustafa Islamoglu'yla tanismama vesile olan kaynak,"YAHUDiSLESME VE HIRISTIYANLASMA TEMAYULU" olmustur!...
Bu kitabi okumanizi (Imkaniniz yoksa,ben size hediye edeyim!) ,ve kendi uzerinizde dusunmenizi dilenirim!..Ben oyle yaptim!!!
Halimin bir yahudiden veya hiristiyandan hic bir farkimin olmadigi yonunde goz-yaslarimi doktum...Yerinde ve gununde bir tefsir olmakla beraber guzel bir yon gosterme oldu diyebilirim!...
Bazi kardeslerim bu guzel insani Hollanda'ya davet etmislerdi ve o sebeble bizide davet ettilerdi..

Gittik!..
Sevgili hocamiz veya alimimiz veyahutta bir abimiz (her nasil goruyorsak!) ,konferans verdi veya Ummete nasihatte bulundu...
Sonrasinda yazmis oldugu kitaplarin imzalanmasina gelmisti...Ben bir cok kitabini aldim ve imzalamasini istemistim...Icinde "Yahudilesme ve hiristiyanlasma temayelu" eseri agirliktaydi...
-Bunu neden daha fazla aldin,diye sordular...Cevabim:
-Cok korktum abi!...Acaba benim gibi korkan olurmu diye hediye etmek istedigim kardeslerim var,diye kendilerine izah ettim!.............

  onaylıyorum 
Logged

SEN ve BEN;
Kavgamıza yenik düşüp yorulduk,
Kahpe bir gürültünün zindanında boğulduk.
Ne ben mehtabı aldım elime bir kuş gibi,
Ne de sen bu sevdayı yaşadın bir düş gibi..
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: