|
![]() |
Gelişmiş Arama |
|
|
#1 |
|
Genel Yönetici
Giriş tarihi: May 2008 Mesajlar: 6,158
![]() |
Değişik coğrafyada değişik haftalık yiyecekler..
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() YUKARIDAKİLER NORMAL GİBİ...!.... YA AŞAĞIDAKİ..? ![]() ![]() Öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan! Bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan! Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul; Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul. Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa; N.F.K.
__________________
|
|
|
|
#2 |
|
Fedakar
Giriş tarihi: May 2008 Konum: ne önemi var Mesajlar: 1,561
![]() |
allah razı olsunkardeşim
aradaki fark çoook büyük onların bir haftada tükettiğini afrikada bir yılda bile tüketemiyorlar sudan darfur bölgesindeki insanların bir aylık yiyeceği 200gr şeker 1 kg darı(mısır) biz toplum olarak israfçıyız
__________________
ARDIMDAN DELİ DİYORLAR BELKİDE YALAN DEĞİL Düştüğümde DOST'larımın ne kadar DOST DÜŞMANLARIMINSA ne kadar düşman Dost bildikleriminse ASLINDA hiç DOST olmadığını öğrendim |
|
|
|
#3 |
|
Fedakar
Giriş tarihi: May 2008 Mesajlar: 968
![]() |
emegıne saglık...ne yazık ki budur netice...hesap gunu ne yapacagız? ... dusunmek acııı
__________________
Allahım Beni Azlardan Eyle... (AMİİN)
|
|
|
|
#4 |
|
Moderator
Giriş tarihi: May 2008 Mesajlar: 726
![]() |
Rabbim bizleri affetsin ![]() ama yinede elimizden geldiğince Efendimizin kendisi tokken komşusu aç yatan bizden değildir sözünü hatırlayıp elimizden geldiğince yakınımızdaki ihtiyaç sahiblerine az, çok vermek nasib etsin Rabbim inşaallah... ![]() dua ile
__________________
|
|
|
|
#5 |
|
Fedakar
Giriş tarihi: May 2008 Mesajlar: 520
![]() |
![]() SİZE BİR MEKTUP VAR Yumurtanızı nasıl yerdiniz? Rafadan mı? Kahvenizi sütlümü alırdınız, yoksa sademi? Sofranızda pastırma olmasa kızar mıydınız? Üç çeşit yemekten sonra tatlı alırsınız herhalde? Aman ha porselen tabaklarınıza dikkat edin Sonra kırılırsa ne yaparsınız? Doğru ya siz ne anlarsınız yokluktan ve dardan Size bir mektup var! Çöpten ekmek toplayanlardan. Hangi kolejden mezun olmak istersiniz? Babanız size ne marka bilgisayar alsın? Sınıfı geçerseniz kameralı cep telefonu ister misiniz? Aman ha okulunuzdaki bale kursuna devam edin Kolej üniformalarınız kaç çeşit olsun? Okul servisiniz geç gelse kızar mıydınız? Doğruya siz ne anlarsınız , mum ışığıyla sabah edenlerden Size bir mektup var! Merkep sırtında okula gidenlerden. Bu gün hangi mağazayı dolaşmak isterdiniz? Vitrindeki elbiselerden kaç tanesini alırsınız? Ayakkabınızla kravatınız aynı renk olmalı değil mi? Yoksa size gülerler mi aynı takımı her gün giyseniz? Aman ha akşamki diziyi kaçırmayın Sonra yarın ne konuşursunuz altın günlerinizde? Doğru ya siz ne anlarsınız bir yamayı üçe bölenlerden? Size bir mektup var! Kış günü elbisesiz ölenlerden |
|
|
|
#6 |
|
Genel Yönetici
Giriş tarihi: May 2008 Mesajlar: 6,158
![]() |
![]() açlıgın ne demek oldugunu onlara sorun... Açlık nasıl bir şeydir bilir misiniz? Yokluk... hiç yaşadınız mı? İstediğin bir şeyi alamamanın sıkıntısını duydunuz mu? Siz bilir misiniz bulamamanın acısını? ![]() Açlıktan hiç uyuyamadığınız oldu mu? Yemekleri hayal ettiniz mi tokluğu hissetmek için? Sabah kalkınca sıcacık bir çorbayı bulmayı hayal ettiniz mi? Kalkınca bulamamanın acısını yaşadınız mı? ![]() Siz hiç soğuktan titreyerek odanız da uyumaya çalıştınız mı? Isınmak için sobaya hayallerinizi attınız mı? Gazeteye sarınıp ısınmaya çalıştınız mı? Umutlarınızla soğuk odanızda sımsıcak uyandınız mı? Ve siz hiç fakirlik nedir bildinizmi? ![]()
__________________
|
|
|
|
#7 |
|
Fedakar
Giriş tarihi: May 2008 Konum: ne önemi var Mesajlar: 1,561
![]() |
__________________
ARDIMDAN DELİ DİYORLAR BELKİDE YALAN DEĞİL Düştüğümde DOST'larımın ne kadar DOST DÜŞMANLARIMINSA ne kadar düşman Dost bildikleriminse ASLINDA hiç DOST olmadığını öğrendim |
|
|
|
#8 |
|
Aileden
Giriş tarihi: May 2008 Mesajlar: 149
![]() |
ben azıcık muhalefet yapsam kızmazsının inşaallah kardeşlerim..
Resimler acı veriyor, düşündürüyor elbette... ve herkes gönlünden geçeni foruma dökmüş.. Peki size bir soru bu durumun önüne geçmek için yapabildiğinizi yapıyor musunuz? Yoksa Rabbim hepimize çok çok verdiği halde hala Allahım daha fazla mı ver diyoruz.. Şahsen ben pek bişey yapmıyorum ve nefsimi daha çok istemekten koruyamıyorum ![]() Biraz düşünüp irdeleyelim diye ekledim..
__________________
Meşgul,yoğun ve çok yorgun.. |
|
|
|
#9 |
|
Fedakar
Giriş tarihi: May 2008 Konum: ne önemi var Mesajlar: 1,561
![]() |
1damla kardeşim ben kendi adıma yazıyorum bir söz var; yapılan söylenmez gelmezmiş dile
Allahtan beklenir kul bilmesede diye bazı yapılanlar söylenmez ama illada birşeyler yapıyormusunuz derseniz elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum,biz toplum olarak banane ciyiz,komşusu açken tok yatan bizden değildir sözünü uygulamaya geçirsek toplumda ne aç kalır nede birileri açıkta kalır yardım edecek kimse yokmu? denirse BEN VARIM DİYORUM.... DUA İLE ALLAHA EMANET OL
__________________
ARDIMDAN DELİ DİYORLAR BELKİDE YALAN DEĞİL Düştüğümde DOST'larımın ne kadar DOST DÜŞMANLARIMINSA ne kadar düşman Dost bildikleriminse ASLINDA hiç DOST olmadığını öğrendim |
|
|
|
#10 |
|
Fedakar
Giriş tarihi: May 2008 Mesajlar: 532
![]() |
NUR IRMAĞINDAN KONU İLE ALAKALI BİR KAÇ DAMLACIK.. ********************************** ZEKÂT İSLAMIN KÖPRÜSÜDÜR Namaz yani dinin direği ve kıvamı olduğu gibi, zekat da İslamın kantarası, yani köprüsüdür. Demek, birisi dini, diğeri asayişi muhafaza eden İlahi iki esastırlar. Bunun için birbiriyle bağlanmışlardır. Zekat ile sadakanın layık oldukları mevkilerini bulmak için birkaç şart vardır: 1. Sadakayı vermekte israf olmaması. 2. Başkasından alıp başkasına vermek suretiyle halkın malından olmayıp kendi malından olması. 3. Minnetle in'amın bozulmaması. 4. Fakir olmak korkusuyla sadakanın terk edilmemesi. 5. Sadakanın yalnız mala ve paraya münhasır olmadığı bilinmesiyle, ilim, fikir, kuvvet, amel gibi şeylerde de muhtaç olanlara sadakanın verilmesi. 6. Sadakayı alan adam, o sadakayı sefahette değil, hacat-ı zaruriyesinde sarf etmesi lazımdır. Kur'an-ı Kerim bu şartları, bu nükteleri insanlara sadaka olarak ihsan ve ihsas etmek için (zekat verirler) veya (sadaka verirler) veyahut (zekatı verirler) gibi icazlı bir ifadeyi terk edip, (Ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden ALLAH yolunda bağışta bulunurlar.(Bakara Sûresi:3) gibi itnablı bir cümleyi ihtiyar etmiştir. 1. Teb'izi ifade eden israfın reddine; 2. 'nın takdimi, sadakanın kendi malından olduğuna; 3. minnetin olmamasına (çünkü veren ALLAH'tır, kul ise bir vasıtadır); 4. Rızkın 'ya olan isnadı, fakirlikten korkulmamasına; 5. Rızkın amm ve mutlak olarak zikredilmesi, sadakanın ilim ve fikir gibi şeylere de şamil olmasına; 6. maddesi, alanın sefahete değil, hacat-ı zaruriyesine sarf etmesine işaretlerdir. Bütün muavenet ve yardım nevilerini havi olan zekat hakkında, sahih olarak Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselamdan (Zekat İslamın köprüsüdür. Et-Teğrib ve't-Terhib, c.1, s. 517,) hadis-i şerifi mervidir. Yani, Müslümanların birbirine yardımları, ancak zekat köprüsü üzerinden geçmekle yapılır. Zira yardım vasıtası zekattır. İnsanların heyet-i içtimaiyesinde intizam ve asayişi temin eden köprü, zekattır. Âlem-i beşerde hayat-ı içtimaiyenin hayatı, muavenetten doğar. İnsanların terakkiyatına engel olan isyanlardan, ihtilallerden, ihtilaflardan meydana gelen felaketlerin tiryakı, ilacı, muavenettir. ******************************** Bütün ihtilâlât-ı beşeriyenin mâdeni bir kelime olduğu gibi, bütün ahlâk-ı seyyienin menbaı dahi bir kelimedir. Birinci Kelime: "Ben tok olayım, başkası açlıktan ölse, bana ne." İkinci Kelime: "Sen çalış, ben yiyeyim." Evet, hayat-ı içtimâiye-i beşeriyede havâs ve avâm, yani zenginler ve fakirler, muvâzeneleriyle rahatla yaşarlar. O muvâzenenin esâsı ise, havâs tabakasında merhamet ve şefkat; aşağısında, hürmet ve itaattir. Şimdi, birinci kelime havâs tabakasını zulme, ahlâksızlığa, merhametsizliğe sevk etmiştir; ikinci kelime avâmı kine, hasede, mübârezeye sevk edip, rahat-ı beşeriyeyi birkaç asırdır selb ettiği gibi; şu asırda, sa'y, sermâye ile mübâreze neticesi, herkesçe mâlûm olan Avrupa hâdisât-ı azîmesi meydana geldi. İşte, medeniyet, bütün cemiyât-ı hayriye ile ve ahlâkî mektepleriyle ve şedid inzibat ve nizâmâtıyla, beşerin o iki tabakasını musâlâha edemediği gibi, hayat-ı beşerin iki müthiş yarasını tedâvi edememiştir. Kur'ân, birinci kelimeyi esâsından vücûb-u zekât ile kal' eder, tedâvi eder; ikinci kelimenin esâsını hurmet-i ribâ ile kal' edip, tedâvi eder. Evet, âyet-i Kur'âniye, âlem kapısında durup, ribâya "Yasaktır!" der. "Kavga kapısını kapamak için, ribâ kapısını kapayınız!" diyerek, insanlara ferman eder. Şâkirdlerine, "Girmeyiniz!" emreder *********************************** Hayat-ı ihtilâl mevt-i zekât, hayat-ı ribâdan çıkmış (ihtilâllerin hayatı zekâtın ölümü, faizin hayat bulmasından çıkmış) Bilcümle ihtilâlât, bütün herc ü fesadât, hem asıl, hem mâdeni, rezâil ve seyyiât, bütün fâsid hasletler, Muharrik ve menbaı iki kelimedir tek, yahut iki kelâmdır. Birincisi şudur ki: "Ben tok olsam, başkalar acından ölse, neme lâzım." İkincisi: "Rahatım için zahmet çek. Sen çalış, ben yiyeyim. Benden yemek, senden emekler." Birinci kelimede olan semm-i kâtili, hem kökünü kesecek, şâfi devâ olacak tek bir devâsı vardır. O da zekât-ı şer'î ki, bir rükn-ü İslâmdır. İkinci kelimede zakkum-u şecer münderic. Onun ırkını kesecek, ribânın hurmetidir. Beşer salâh isterse, hayatını severse, zekâtı vaz' etmeli, ribâyı kaldırmalı ************************** Ey derd-i maişetle sersem olmuş ve hırs-ı dünya ile sarhoş olmuş kardeşler! Hırs bu kadar muzır ve belâlı birşey olduğu hâlde, nasıl hırs yolunda her zilleti irtikâp ve haram helâl demeyip her malı kabul ve hayat-ı uhreviyeye lâzım çok şeyleri feda ediyorsunuz; hattâ erkân-ı İslâmiyenin mühim bir rüknü olan zekâtı, hırs yolunda terk ediyorsunuz? Halbuki, zekât, her şahıs için sebeb-i bereket ve dâfi-i beliyyattır. Zekâtı vermeyenin, herhâlde elinden zekât kadar bir mal çıkacak; ya lüzumsuz yerlere verecektir, ya bir musibet gelip alacaktır.
__________________
SEN ve BEN;<br />Kavgamıza yenik düşüp yorulduk,<br />Kahpe bir gürültünün zindanında boğulduk.<br />Ne ben mehtabı aldım elime bir kuş gibi,<br />Ne de sen bu sevdayı yaşadın bir düş gibi.. |
|
![]() |