İslami Forum İslami Forum
Gelişmiş Arama

Anasayfa GenelForum Tanışma Multimedia Yardim Çocuk Bölümü Dini Konular
 


Geri Git   Rahmetinden BirDamLa Bizede Ayır Ya RAB! [-- BIRDAMLA.NET - GENEL FORUM --] Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Serbest Kürsü

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Eski 25.10.08, 11:55   #11
VuSLat_a haSRet
Moderator
VuSLat_a haSRet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 1,969
Tecrübe Puanı: 5
VuSLat_a haSRet is on a distinguished road
Standart

ALLAH razı olsun çok güzel paylaşımlar
__________________
  Alıntı ile Cevapla
Eski 25.10.08, 12:57   #12
bad-ı saba
Sadık
bad-ı saba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: Oct 2008
Konum: Ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayrı
Mesajlar: 470
Tecrübe Puanı: 4
bad-ı saba is on a distinguished road
Standart

aslında vefa beklerken bizler vefalı olabildik mi. Bazen bu soruyu kendime çok soruyorum
__________________
Düşmanlarım bana ne yapabilir ki?
Ben cennetimi yüreğimde taşıyorum,
nereye gitsem o benimle gelir.
Hapsedilmem halvet,
sürgün edilmem hicret,
öldürülmem şehadettir.
Değil mi ki göğsümde
Allah'ın Kitabı ve
Rasulü'nün sünneti vardır!


"Şeyhül İslam İbni Teymiyye"
  Alıntı ile Cevapla
Eski 25.10.08, 15:01   #13
Rana
Fedakar
Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: Aug 2008
Konum: nedir loo location?
Mesajlar: 1,782
Tecrübe Puanı: 5
Rana is on a distinguished road
Standart


Sen olsaydin eger Ey vefa !
Gurbet acitmazdi beni
Sen, bana gurbet olunca acidi yuregim
Sicak, soldurmadi gullerimi
Sen gidince kurudu bahcelerim
Ates, yakmadi ellerimi
Sen tutmayinca tutustu ellerim
Sen varken yoktu birsey
Sen gidince oldu hersey
Ey vefa !

__________________
[üzgünüm linki sadece ÜYELER göre bilir. Üye Olmak İçin TIKLAYIN...]
  Alıntı ile Cevapla
Eski 25.10.08, 22:06   #14
eyvah
Genel Yönetici
eyvah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: May 2008
Mesajlar: 6,158
Tecrübe Puanı: 10
eyvah is on a distinguished road
Standart



insanın göstermiş olduğu vefa,
dönüp dolaşıp
yine kendisine gelir...
__________________
  Alıntı ile Cevapla
Eski 01.12.08, 12:06   #15
cemre
Sadık
cemre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 430
Tecrübe Puanı: 4
cemre is on a distinguished road
Standart

Ah, o vefa...

Gün gelecek karanlık bir dünyada "unutmak" fiili insanların gözlerine sürülecek.
Ömür, insanlar tarafından yaşanır/yaşanacak uzun ya da kısa... Ömür bir aynadır; zamanı yansıtır, zamane insanlarını anlatır...
Bazen iyi bazen de kötü...
Bazen ayna taş gibi sağlamdır, bazen de küçük bir sallantıda kırılır işte...
Hayat sessizliktir, suskunluğu ise insanlar seçer...
Ve insan, insanı bulduğu kadar, günü geldiğinde kaybeder...

Hatırlar mısınız?
Yağmurlu bir geceydi...
Şehre yağmurlar yağıyordu...
Islanmıştı; caddeler, sokaklar ve ben...
İnsanların gidişine gökyüzü ağlıyor sanmıştım...
Gökyüzünü ağlatacak kadar değerli insanlarla beraberim diye sevinmiştim...
İçimden kendimi tebrik etmiştim, hayatımda iyi insanlar seçtiğim için...
Kusura bakmayın kalp hücrelerim, kusura bakmayın duygular topluluğum...

Aldanmışım!
Aldatmış beni, yağan yağmurlar, ıslanan caddeler, sokaklar ve ben... Kısaca; sadece gökyüzünün beni aldattığını sandım...
Gökyüzüne güvenirliliğimi kaybediyordum, gökyüzü bir şans daha istedi ve sıkı sıkıya tembihledi:
"Ne olursun, beni doğru oku! Beni bir kere de zamanın dilinden oku, anlarsın sana sadık kaldığımı..."
Tersinden, besmelesi ile başladım, zamanın dilinden gökyüzünü okumaya...
Gökyüzünü istenilen, tembihlenen tarzda okuyunca, öğrendim ki; gökyüzü vefasızlığa ağlamış o gece...
Sessizlik çökünce insanın kuytusuna, suskunluk aynaya yansımış, o gece...

Kelimelerin yüreğini bilirim...
O yağmurlu gecede ilkin hayat dokunmuştu bana, kelimelerden evvel...
Vefasızlığı; yıllar önce lügatimden kesip atmıştım?
Ve beynimden de silmiştim...
O yüzden vefasızlık nedir bilmezdim...
Unutmuştum...
Ancak; tattığım bir duygunun peşinden, vefasızlığı hatırladım, yeniden öğrendim, bir gece halime ağlanan şehirde...

Kendim için üzülmüyorum, üzülmem de...
Hayatın kıvrımlı yollarında düşe kalka büyüyen biri olarak, insanlığın haline ağlıyorum...
İnanın; gözyaşlarımdan bir damla benim için değil, hepsi sizin için... Bir şeyleri kaybettiniz ya da kaybettik işte!
Neyi değiştirebilirsiniz, her şeyi bitirdikten, kaybettikten sonra... Dilinizden dökülen belkiler, keşkelere gebe...
Söyleyin bana; kim ölür bu gecede, kim doğar...
Dogan da, ölen de bir değil mi?
Ne fark eder...
Gelen de giden de, çiğ süt emmiş insan değil mi?

Anlayın artık; damarlarınızdaki buz gibi vefasızlık ruhumu dondurdu o gece...
Hiçbir şey zoruma gitmedi, gitmeyecek de unutulmak kadar... Tanımak; sadece gözünüze çekilen suretimdi...
O gece, ben suretimi kaybettim, siz unuttunuz.

İnanın; bu kelimeleri yazan kişi, artık sizi daha iyi tanıyan birisi, sevgili ..............!
Ama unutmayın; hayat, zamansız ve gölgesiz kahramanlarla doludur...
Her ne kadar, ben unutulmaya bırakıldıysam vefasızlığın kollarında, gün gelip bir kere göz göze, yüz yüze geldiğimizde tanınmayabilirsiniz...
Neden diye sormayın, çünkü o malum kelimeyi hatırlamamın, yeniden öğrenmemin sebebi sadece sizsiniz...

Biliyorum; ben de su kadar aziz değilim, ancak ekmeğin kutsallığına da hiç imrenmedim...
Sadece kendim olmaya çalıştım, bütün doğallığımla, bütün içtenliğimle...
Hesabını her ne kadar ağır ödesem de...
Ancak; yine de hiç pişman değilim!

Hayatta hep insanları sevdim ve değer verdim, unutulmak pahasına...
Siz de ne ilksiniz, ne de son olacaksınız, ömrü bahirimin Brütüs durağında!
Ancak sizin bilmediğiniz bir şeyi biliyorum; bu dünyada her şey insanı sevmekle başlar...
Ve ben bildiğimle yaşamaya devam ediyorum!

Enis Buğra CAN
  Alıntı ile Cevapla
Eski 13.02.09, 14:14   #16
ferhat
Moderator
ferhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 5,307
Tecrübe Puanı: 9
ferhat is on a distinguished road
Standart

__________________
  Alıntı ile Cevapla
Eski 11.04.09, 07:42   #17
ferhat
Moderator
ferhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 5,307
Tecrübe Puanı: 9
ferhat is on a distinguished road
Standart



Vefa nedir bilir misin?

Benim dediğim vefa,

unutmamaktır...
Gerçek sevgiyi çöpe atmamaktır.
Karşılıksız vermektir,
Senin için yapılan küçücük iyiliği,
Ömür boyu hafızandan silmemektir.

İşte, öyle bir şeydir ki
Sayfalarca yazsan da eksik kalan

Emeği,
Sevgiyi,
İyiliği,
Hatta bir zaman sevdiğini,
Görmezden gelmeyi,
Kaldıramaz vefa.

Zaman geçip de
Bir vakit yalnız kalınca,
Vefasızlarla karşılaşınca,
Anlarsın vefanın kıymetini...
Arada,
Ölüm de,
İhtiyaç da olmadan,
Dostta sesini duyurmaktır.
__________________
  Alıntı ile Cevapla
Eski 11.04.09, 10:49   #18
firdevs
Sadık
firdevs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 379
Tecrübe Puanı: 3
firdevs is on a distinguished road
Standart

__________________
Ezelden, ebede bu şevk, bu heves;
Firdevs'den, Mevâ'dan, Naim'den bir ses!..
İlahî menzilde, açan her nefes;
Dal budak saldıkça, lalezâr oldum!..
  Alıntı ile Cevapla
Eski 15.04.09, 09:37   #19
eyvah
Genel Yönetici
eyvah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: May 2008
Mesajlar: 6,158
Tecrübe Puanı: 10
eyvah is on a distinguished road
Standart

Ayrılıklar geceye benzer.
Bütün yarınlar da sabaha can!

Geceye az kaldı.
Ayrılık, gelini götürmeye gelen düğün alayı gibi kapımızda.
Kimler ayrılmadı ki canından.

Ayrılığı, cennetten ayrılan Hz. Adem'e sor.

Tufan'da oğlunu dalgaların pençesinde bırakan Hz. Nuh’a,
Yusuf'u için inleyen Hz. Yakub’a,
içindeki ejderle boğuşan Züleyha'ya
, yüreğinin sesini susturmak için bileğiyle dağları oyan Ferhad'a,
Şems için kavrulan Mevlâna'ya,
binlerce evlâdını gurbete gönderen Anadolu'ya,
en çok da Resulü'nü Medine'ye gönderen o kutsal diyâra, hasılı gidenin ardından bakıp kalanlara, ocak gibi yananlara sor.
Geride kalan, hep inleyendir ana misali, can!

Giden hep yârdır, ‘can’dan ‘can’dır.

Her şeyi alıp götüren de ‘o’dur,

götürdüklerinin iki mislini geride bırakan da...

Giderken arkada bıraktıklarına son bir kere bakıp da öyle gitmeli insan. Yaşadıklarını, paylaştıklarını gönül heybesine yerleştirmeli.
Paylaşılan andır, zamandır, dönüşü olmayandır.
Paylaşılan hayattır can!

Vefâlı olmalı insan.

Vefânın dersini Kur'andan;
âlemlerin muallimi,
Gönüllerin Sultanı'ndan,
O'nun nurlu ashâbından almalı.
Olmalı insan, önce kul olmalı.
Olmadan evvel ölmeli,
ölmeden önce olmayı tamamlamalı.

Nasıl mı olmalı? Hak dostları gibi vefâ kahramanı olmalı.

“VALLAHi O söylüyorsa doğrudur.
Ben O'nun verâların verâsından haberler getirdiğine inanıyorum.
diyen, sadakat ve vefâdan bir lâhza ayrılmayan
Hz. Ebubekir gibi olmalı.

Allah Resulü’ne;
“Kendisinden meleklerin bile hayâ etmekte olduğu bir
kimseden ben hayâ etmeyeyim mi?” sözlerini dedirten
an-be-an bütün mahlûkâta edebiyle vefâlı
olan Hz. Osman gibi olmalı.

Vurulduğunda yarasının ağırlığıyla baygın yatan
, “Eğer daha ölmediyse, onu namazdan başka bir şeyle
ayıltamazsınız.” sözlerinden sonra namaza çağrıldığında
küheylanlar gibi “Namaz vakti mi?”
diyerek yaralı bedeniyle kan revan içinde şahlanan,
namaza vefâlı Hz. Ömer gibi olmalı.

“Perde-i gayb açılsa, yine de yakînim azalmaz.”
diyerek,vefâsını kâinata haykıran, evliyâlar babası,
yiğitlerin şâhı Hz. Ali gibi olmalı.

Vefâ, sadece ‘has’ların vasfıdır can!

Nisyan -unutmak- ise ‘ham’ların...

Bedene tutsak olmuş hoyratların nasibi yoktur vefâdan.

Gönlümüzün kitabında;
“Bize bir defa selâm vereni kıyamete kadar unutmayız.”
düstûru kayıtlıdır.

Biz dersimizi; “Kabrimize gelip,
bir defa Fatiha okuyanlar kıyamete kadar bizimdir.
İmânlarını kurtarmadan ölmesinler,
ömürleri boyunca fakirlik görmesinler.” diye dua eden,
hâlâ büyük bir vefayla Üsküdar'da dostlarını ağırlayan Aziz Mahmut Hüdâyî’den almışız.

Nice vefâ kahramanının mânevî huzûrunda hürmetle,
edeple selâma durmuşuz.

Dostlarını daima vefâ ile hatırla can!

Arayan sen ol,
bulan sen; tanıyan sen ol,
kucaklayan yine sen.
Kula vefâsı olmayanın Hakk'a vefâsı olmaz.
Git ki, vefanın ter ü tâze hüküm sürdüğü yeni bir hayata başla...
Haydi daha fazla durma karşımda.
Kurşun gibi bir anda .

Yüreğini yüreğimde, gözlerini gözlerimde bırak da git.

Beklemeden, bir kelime bile etmeden git.
Canımı canımdan kopar da git.

Giderken son bir defa Hakk'ın
selâmını esirgeme benden.
Arkada kalanın gözü yaşlı olur,
yüreği yufka, gönlü ince.

Ben, içimdeki korla, bağrımdaki volkanla
öylece dağ gibi arkanda kalayım.
Yapayalnız hecelerde kaybolan ben olayım.
Sen sağlam adımlarla yarınlara yürürken,

yıkılan ben olayım.

Gülen sen ol,
ağlayan ben.
Yeşeren sen ol, sulayan ben.
Bana saplansın paslı mızrakların ucu,
sana dokunmasın.


En çılgın isyanlarını, savaşlarını,
sırlarını gittiğin diyarlara götürme.
Kötüye dair ne varsa benim yanımda kalsın.
Benim avuçlarıma bırak.
Ben onları dua dua ak kanatlı kuş gibi
göklere uçurayım.

Benim payıma;
ilâhî dergahtan,
ayrılık sahillerinde anıların gönüllü bekçisi olmak düştü.
Hak'tan gelene razıyım.

Sen geçmişi bana bırak can!

Vefa nedir, bilir misin?
Vefâ arkanda bıraktığını,
giderken yaktığını yabana atmamandır.
Vefâ; dostluğun asaletine
, bir dua sonrası verilen sözlere,
hayallere ihanet katmamandır.
Vefâ; ötelerin sonsuz mükafatı karşısında,
cehennemi hafife almaman,
ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır.

Şimdi ayrılık vakti can!
Gecenin en karanlık vakti.
Vaktin Yaratıcısı,
az sonra geceden gündüzü doğuracak.
Vakit gitme vakti,
bizden aldıklarını gitmesi gereken yerlere iletme vakti...

Al can!
Bu heybe senin.
Sol yanımdan bir parça kopardım senin için;
tâ özümden, tâ közümden...

Birazdan sabah olacak;
yağmur yağacak...
Ardından gökkuşağı, sonra güneş...
Sıcacık, apaydın, pırıl pırıl...
Hep böyle oldu,
tarihte hep karanlık yenilgiye teslim oldu,
güneş kazandı.

Yıldıza, Ay’a ve İbrahim'in Rabbi'ne kasem ederim ki,
Birazdan bulutların ardından Güneş doğacak...

Güneş bütün gecelerden güçlüdür can!
Çünkü güneş vefalıdır, gizlemez sevgisini.

Vefâlıdır;
en çok o getirir kâinata sevgilinin sesini, neşvesini.
Yırtıp atar karanlığın kasvetli perdesini...
En vefâlı delildir o sevgili adına...

Uğurlar olsun can!
Beni kışta bırakıp yeni bir diyara gittiğinde
baharı bekleyeceksin.
Baharı beklemek ne güzeldir,
baharda toprağı parçalayan kır çiçeklerini gözlemek...

Ben de seni bir ayrılık sonrası
baharı gözlerken kucağıma almıştım.
Küçücük ellerinle toprağın bağrını parçaladığında
karşılamıştım.
Ve senin için ne çok savaşmıştım seninle.

Sen benim kır çiçeğimsin can,
sen benim aşk çiçeğim.
Sen benim yüreğimsin.

Vasiyetim olsun sana.
Bir gün öldüğümde, kabrimi mutlaka ziyarete gel.
Ama yalvarırım yalnız gelme.
Baharda derlediğin yüzlerce kır çiçeğiyle gel.
Ve başucumda onlara sevgiyi anlat
, dostluğu, vefâyı, hakîki ‘Dost’a vefâlı olmayı anlat.

Çünkü ben kır çiçeklerinin sesinden uzak kalmaya dayanamam.
Çünkü ben bir an bile tomurcuklarımdan ayrılamam.
Sonra el ele tutuşup yanıbaşımda eskiden birlikte yaptığımız gibi, ince bir ezgiyle seslenin bütün insanlara. “Sevda nedir bilir misin?” diyerek, sevdayı söyleyin.

“Demet demet sevgi ellerinde
Billur billur yaş gözlerinde
Sevdan ebedî, yüreğinde,
Olmadan olmaz, bu iş olmaz
Sonra bütün bir âlemi Yunus'ça,
Sevmeden olmaz, bu iş olmaz.”

Mısralarıyla sevgisiz bu işin olmayacağını anlatın .
Hep ama hep vefâlı ol.
Emanete sahip çık, atana vefâlı ol.
İdealine sarıl, evlâda vefâlı ol.
Ömrü hakkıyla yaşa, hayata vefâlı ol.
Düşmanlıkları unut, dostuna vefâlı ol.
Öfkeyi, kini unut, ruhuna vefalı ol...

Bunları unutursan;
zaman maddî mânevî bütün yaralarının,
dertlerinin yok olmasına vesile olur.
Eğer unutmazsan, zamanla bunlar seni yok eder.
Unutkanlıklar karşısında kimseyi suçlama.
Sen ‘unutma’ tuzağına düşüp, unutmaman gerekenleri unutma.
Unutulmaması gereken güzellikler karşısında arslan kesil kendi içinde.
Âsi bir kartal gibi yırt karanlıkların çirkin yüzünü,
meydan oku karanlıklara.
Çılgın bir küheylan gibi vefâyla meydan oku fırtınalara...

“Yarasaların gözleri kamaşacak diye,
Güneş doğmaktan vazgeçmez.”
En büyük vefâ, Hakk'a götürecek fırsatları yakalamaktır.
Bulduğun her fırsatı zamanında değerlendirmektir.

Sakın ha! Fırsatları kaçırıp da, Kâlû Belâ'ya vefâsız olma!
“Fırsatlar bulutlar gibidir, gelir ve geçer.”

Sakın ha! Fırsatları kaçırıp da,

kaybetme bedbahtlığıyla yok olma.

Vasiyetim olsun:


Vefayla kal can!
N.ÖZCAN
__________________
  Alıntı ile Cevapla
Eski 15.04.09, 12:53   #20
ferhat
Moderator
ferhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 5,307
Tecrübe Puanı: 9
ferhat is on a distinguished road
Standart


Vefa nedir, bilir misin?
Vefâ arkanda bıraktığını,
giderken yaktığını yabana atmamandır.
Vefâ; dostluğun asaletine
bir dua sonrası verilen sözlere,
hayallere ihanet katmamandır.
Vefâ; ötelerin sonsuz mükafatı karşısında,
cehennemi hafife almaman,
ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır.

eyvallah can dost eyvallah...
__________________
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Q7Works
Style Design Milon4

mp3 indir youtube video izle
haberler-film izle
86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 160 162 163 164 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 220 221