İslami Forum İslami Forum
Gelişmiş Arama

Anasayfa GenelForum Tanışma Multimedia Yardim Çocuk Bölümü Dini Konular
 


Geri Git   Rahmetinden BirDamLa Bizede Ayır Ya RAB! Kanayan Yaramız Filistin

Kanayan Yaramız Filistin Filistinle İlgili Tüm Paylaşımlarımızı Lütfen Buraya Yazalım...

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Eski 28.01.09, 21:21   #1
ferhat
Moderator
ferhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 5,307
Tecrübe Puanı: 9
ferhat is on a distinguished road
Exclamation Filistin Dosyasi HERKES OKUSUN BU HEPİMİZİN DAVASIII

Filistin Dosyasi

"Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir..

"(İsra 1.)


M.Ö. 3000: Kenan Arapları ve Yebusilerin Filistin topraklarını ilk yerleşim yeri edinmeleri.

M.Ö. 1900:Hz. İbrahim (a.s.)’ın Filistin’i ziyareti. O zaman yerli halk orada yaşamaktaydı.

M.Ö. 1270: İsrail Krallığı’nın Kenanilere saldırısı. Ancak bu krallık Kenanilerin yaşadığı bölgede hâkimiyet kuramadı.

M.Ö. 1050: Filistilerin İsrail Krallığı’nı yenilgiye uğratması. Filistiler, Akdeniz adalarından Filistin topraklarına göç eden kabilelerdir.

M.Ö. 1000–922: Hz. Davud (a.s.)’un krallık dönemi.

M.Ö. 722–721: Asur imparatorluğu egemenliği.

M.Ö. 586: Babil kralı Buhtunnasr’ın Filistin’i işgal
ettikten sonra Yahudileri Kudüs’ten çıkararak Babil bölgesine sürgün etmesi.

M.Ö. 36: Roma egemenliğinin başlaması.

M.Ö. 15: Hz. Meryem (a.s.)’in çocukluk dönemi.

324: Hıristiyan Bizans egemenliği.

620: Hz. Muhammed (a.s.)’in gece vakti Kudüs’e getirilip oradan göklere yükseltilmesi (isra ve mirac).

636: Hz. Ömer ibnu Hattab (r.a.) önderliğinde Kudüs’ün fethi. Hz. Ömer bu fetihten sonra Yahudilerin Hıristiyanlarla beraber Filistin’de kalamayacaklarına dair el-Umeri sözleşmesini yazdırdı.

661–750: Emevi devleti dönemi.

750 -1258: Abbasi dönemi.

1067: Selçuklu Türklerinin, Şâm beldesine (Suriye ve çevresine) ve Filistin topraklarına hâkim olmaları.

1099: Kudüs’ün ve çevresinin Haçlılar tarafından işgal edilmesi

1187:Büyük komutan Salahuddin Eyyubi önderliğinde, Hittin savaşından sonra Kudüs’ün yeniden özgürlüğüne kavuşması.

1517–1917:Filistin’de Osmanlı hâkimiyeti dönemi. Bu dönemde Yahudilerin Filistin’e göç çabaları da başlamış ancak sürekli başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

1888: Sultan II. Abdulhamid’in Yahudilerin toplu olarak Osmanlı topraklarına göç etmelerini ve özellikle Filistin’de turist (ziyaretçi) olarak üç aydan fazla kalmalarını yasaklayan kanun çıkarması.

29–08–1897: Siyonist teşkilatların İsviçre’nin Basel şehrinde gerçekleştirdikleri toplantıda İsrail devletini kurma planlarını gündeme getirmeleri.

1916: Bazı Arap ülkelerinin ve Filistin’in bir bölümünün İngiltere ile Fransa arasında paylaştırılmasına, Filistin’in kalan bölümünün ise uluslar arası bir yönetimin kontrolüne verilmesine dair Sykes-Picot Anlaşması’nın kabul edilmesi.

12–11–1917: İngiltere’nin Belfur deklarasyonuyla Yahudilere Filistin’de ulusal devlet kurma sözü vermesi.

1920: San Remo Konferansı’nda İngiltere tarafından, Belfur deklarasyonuyla Yahudilere verilen devlet kurma sözünün teyit edilmesi.
1925: Şeyh İzzettin Kassam önderliğinde İslami Cihad Hareketi’nin kurulması.

15–08–1929: İngiltere himayesinde Yahudilerin Burak (Ağlama) duvarının batısını işgal etmeleri üzerine Şeyh Emin el-Hüseyni öncülüğünde ayaklanmanın başlatılması.

17–12–1931: Kudüs Müftüsü Şeyh Emin el-Hüseyni liderliğinde, Yahudi tehlikesine dikkat çeken en kapsamlı konferanslardan olan Genel İslam Konferansı düzenlenmesi.

1933: Tüm Filistin topraklarında İngiltere’nin Yahudi göçmenlere destek vermesi sebebiyle genel grevin ulusal ayaklanmaya dönüşmesi. Bu ayaklanma ve genel grev İngiltere’nin, 35 Filistinlinin şehit olmasına 255 kişinin de ağır yaralanmasına yol açan saldırılarıyla bastırılmıştır.
__________________

DİLSAD tarafından (28.01.09 Saat 23:02) değiştirildi.
  Alıntı ile Cevapla
Eski 28.01.09, 21:23   #2
ferhat
Moderator
ferhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 5,307
Tecrübe Puanı: 9
ferhat is on a distinguished road
Standart



1935: İzzettin Kassam ayaklanmasının başlaması. Bu ayaklanmayla birlikte Filistin devletinin kuruluşu da ilan edilmiş, ancak aynı yıl içinde İzzettin Kassam şehit edilerek başlattığı direniş bastırılmıştır.

1936: Filistin topraklarına Yahudilerin göçünü durdurmak amacıyla Nablus’ta başlayarak Filistin’in her tarafına yayılan ve 6 ay süren büyük grevin ilanı.

29–11–1947: Birleşmiş Milletler’in Filistin’i Arap ve Yahudi bölgesi olarak ikiye bölen 181 sayılı Genel Kurul kararını çıkarması.

8–4–1948: Şeyh Abdulkadir el-Hüseyni’nin şehit edildiği Kastal Savaşı.

8–4–1948: Deir Yasin katliamı.

14–5–1948: İsrail devletinin ilanı.

15–5–1948: 1948 Savaşı olarak tarihe geçen savaşın başlaması. Bu savaşta, bölge ülkelerinin ihanetleriyle savaşı kazanan işgalci Siyonistler Filistin topraklarının % 77’lik bir bölümü üzerinde hâkimiyet kurmuş ve buralarda yaşayan Filistinlileri göçe zorlamışlardır. Bu yüzden 1948, Filistinliler tarafından “Büyük Felaket (en-Nekbe) Yılı” olarak adlandırılmıştır.

1956: Siyonistlerin İngiltere ve Fransa ile işbirliği yaparak girdikleri ve Gazze ile Sina yarımadasını işgal ettikleri savaş.

6–3–1957: ABD’nin devreye girmesiyle Gazze ve Sina yarımadasının Mısır’a iade edilmesi.

1967: Altı Gün Savaşı veya Haziran Savaşı olarak da tarihe geçen ve Siyonistlerin Doğu Kudüs, Batı Yaka, Gazze, Sina yarımadası ve Golan tepelerini işgal imkânı buldukları savaş. Bölge ülkelerinin ihanetleri Siyonistlerin bu savaştan zaferle çıkmalarına ve zikredilen yerleri işgal etmelerine imkân sağlamıştır.

1968: Siyonistlerin, Filistinli direnişçiler karşısında yenilgi aldıkları Kerame Savaşı. Bir yıl önce bölgedeki üç ülke karşısında büyük başarı gerçekleştirerek geniş bir araziyi işgal eden Siyonistlerin bir yıl sonra 400 Filistinli direnişçi karşısında yenilgiye uğramaları ve geri çekilmek zorunda kalmaları 1967 Haziran Savaşı’nın sonuçlarının tamamen ihanete dayandığını açıkça gözler önüne seriyordu.

1969: el-Fetih adlı Filistin direniş örgütünün İsrail hedeflerine yönelik silahlı eylemler başlatması.

21–8–1969: Denis Ruhan adlı Avusturyalı bir Yahudinin Mescidi Aksa’yı kundaklaması. Bu kundaklama sonucu çıkan yangın kutsal mabedin çok önemli bölümlerinin yanmasına ve tahrip olmasına yol açtı.

06–10–1973: Ekim Savaşı olarak tarihe geçen savaşın başlaması. Bir tarafında Mısır ve Suriye’nin, diğer tarafında ise ABD tarafından açıkça desteklenen İsrail’in olduğu bu savaştan İsrail yenilgiyle çıkmıştır.

01–09–1978: Mısır’la İsrail arasında Camp David Anlaşması’nın imzalanması. Bu anlaşmada Sina yarımadası Mısır’a iade edildi, Gazze bölgesi ise iade edilmedi.

21–08–1982: Yasir Arafat liderliğindeki Filistin Kurtuluş Örgütü’nün Lübnan’ı terk etmeye zorlanması. Bu olaydan sonra FKÖ, İsrail işgaline karşı silahlı mücadeleyi terk ederek barışçı formüller arayışına yönelmiştir.

16–09–1982: Sabra ve Şatilla katliamı.

8–12–1987: İsrailli bir kamyon şoförünün yedi Filistinli işçiyi ezerek öldürmesi üzerine patlak veren intifadanın başlaması.

Filistin İslâmî Direniş Hareketi (HAMAS) olayın ertesi günü Batı Yaka ve Gazze’de tüm halkı harekete geçirmiş ve intifada patlak vermiştir.

1993: İsrail’le FKÖ arasında Oslo İlkeler Anlaşması’nın imzalanması. Bu anlaşma Filistinlilerin görüşlerine başvurulmadan imzalanmış ve Filistinlilere Batı Yaka ve Gazze’de çok kısıtlı bir özerklik vermiştir.

2000: O zaman İsrail işgal devletinde muhalefetin lideri olan Ariel Şaron’un Mescidi Aksa’yı ziyaret girişimiyle patlak veren ve Aksa İntifadası olarak tarihe geçen ikinci intifadanın başlaması.

22–03–2004: İslami Direniş Hareketi (HAMAS)’ın kurucusu, tekerlekli sandalyeye mahkûm Şeyh Ahmed Yasin’in şehit edilmesi.

2006:HAMAS’ın seçimlerde elde ettiği büyük zafer neticesinde özerk yönetim hükümetini kurması ve ardından Filistin’e haksız uluslar arası ambargonun uygulanması.

2007: HAMAS’la, İsrail'le işbirliği içerisinde olan ve el-Fetih’in darbeci kanadını oluşturan silahlı grup arasında çatışma. Çatışma sonrasında darbeci grup Gazze’yi terk etmek zorunda kalmış ve bölge tamamen HAMAS kontrolüne geçmiştir.
__________________
  Alıntı ile Cevapla
Eski 28.01.09, 23:03   #3
DİLSAD
Genel Yönetici
DİLSAD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: May 2008
Konum: DÜN GELDİM VE GİDİYORUM MİSALİ
Mesajlar: 1,940
Tecrübe Puanı: 5
DİLSAD is on a distinguished road
Standart

SAĞOLUN FERHAT KARDEŞİM DERSE BAŞLAMIŞSINIZ


İNŞAALLAH TÜM KARDEŞLERİMİZ BURADAN DERLİ TOPLU OLARAK OKUYARAK DAVAMIZI ÖĞRENMEK İÇİN GAYRET EDERLER
__________________
Ya RABBİ...
Sen KAHHAR İsmi Şerif'in Hakkı İçin Terörist İsraili Amerikayı İngiltere'yi Ve Onlara Destek Veren Tüm Kâfir Ve Münafıkları Senin Düşmanlarını Ve Senin Dininin Düşmanlarını Kahr-u Perişan Et...Sen KADİR'sin Senin Gücün Herşeye Yeter...AMİN...

Ya RABBİ ...

Filistin'i Irak'ı Afganistan'ı Doğu Türkistan'ı
Çeçenistan'ı Tunus'u
Cezayir'i Sudan'ı Vatan'ımızı
Ve Tüm Müslümanları Koru... Ve Onlara Zafer İhsan Et...
Muhakkak ki Senin Gücün Herşeye Yeter...AMİN...AMİN...AMİN....



  Alıntı ile Cevapla
Eski 29.01.09, 09:24   #4
Zeyneb
Fedakar
Zeyneb - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 3,047
Tecrübe Puanı: 7
Zeyneb is on a distinguished road
Standart

ferhat kardesim..devamini bekliyoruz..
__________________

[üzgünüm linki sadece ÜYELER göre bilir. Üye Olmak İçin TIKLAYIN...]
  Alıntı ile Cevapla
Eski 29.01.09, 10:05   #5
Meryema
Moderator
Meryema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: May 2008
Konum: GeRiLLa
Mesajlar: 1,474
Tecrübe Puanı: 5
Meryema is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Zeyneb kullanıcısından alıntı Mesajı göster
ferhat kardesim..devamini bekliyoruz..



__________________
[üzgünüm linki sadece ÜYELER göre bilir. Üye Olmak İçin TIKLAYIN...]

Dağıldık;topla bizi Allah'ım...
  Alıntı ile Cevapla
Eski 29.01.09, 19:51   #6
ferhat
Moderator
ferhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 5,307
Tecrübe Puanı: 9
ferhat is on a distinguished road
Standart



İslam coğrafyasının önemli bir toprak parçasıdır Filistin

. Ayrıca Filistin özellikle ülkemizde çok az bilinmekte ve yanlış tanınmaktadır. Çağdaş emperyalizmin hizmetindeki basın yayın organları, Filistin topraklarının önemli bir kısmını "İsrail" olarak tanıttığından İslami camiada da Filistin'in neresi olduğu tam ve net olarak bilinmiyor.

Oysa o bölgede "İsrail" diye bir toprak parçası yoktur.

İsrail, siyonistlerin kurmuş olduğu bir işgal devletidir ve 1099-1187 arasında devam eden haçlı işgalinden farklı değildir. Sonunun da farklı olmayacağını Yüce Kur'an haber vermektedir.

Bunun yanı sıra Filistin sadece özerk yönetimin kontrolüne verilen topraklardan ibaret değil, siyonistlerin işgalindeki topraklarla birlikte bir bütündür. Ama bugün statü itibariyle Filistin toprakları üç parçaya ayrılmıştır: Birincisi: BM kararlarında "İsrail" olarak gösterilen ve 1948'de işgal edilmiş bölge.

Toplam 20 bin km2'den ibaret olan bu bölge Batı Kudüs'ü de içine alır. Ancak İsrail, Mescidi Aksa'nın bulunduğu Doğu Kudüs'ü de bu bölgeye ilhak etmiştir. İşgal devleti bu bölgenin etrafına çizdiği sınırı "yeşil hat" olarak adlandırır. Filistin halkı arasında da bu bölge "1948'de işgal edilmiş topraklar"


kısaca "1948 toprakları" diye zikredilir. İkincisi: Siyonistlerin 1967'de işgal ettikleri ve "yeşil hat"tın dışında kalan ancak özerk yönetimin kontrolüne vermemiş oldukları bölgelerdir. Bu statüdeki topraklar Gazze'de ve Batı Yaka bölgesinde yer almaktadır. Üçüncüsü: Özerk yönetime verilmiş topraklardır. Bu topraklar da yine Gazze ve Batı Yaka'da yer alır.

İkinci ve üçüncü statüye giren toprakların toplamı 8 bin km2 civarındadır.


Filistin'le ilgili önemli bir nokta da şudur:

Bu konu bir dava olarak sıkça gündeme getirilse de Türkiye'deki İslami camiada bile Filistin çok az tanınmaktadır. Bu yüzden Filistin'in net olarak neresi olduğu bile bilinmiyor.


Bazıları da Filistin'in sadece Kudüs, Batı Yaka ve Gazze'den ibaret olduğunu işgalci siyonistlerin de buraları işgal ettiklerini sanıyorlar.




Biz de bu vesile ile Filistin'i genel olarak tanıtmayı uygun gördük. Ancak bilgileri değerlendirirken Filistin topraklarının yukarıda belirttiğimiz statülerini göz önünde bulundurmamız gerekiyor...
__________________
  Alıntı ile Cevapla
Eski 29.01.09, 20:13   #7
ferhat
Moderator
ferhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 5,307
Tecrübe Puanı: 9
ferhat is on a distinguished road
Standart

Filistin Hakkında Genel Bilgiler





Önemli şehirleri: Kudüs (Nüfusu: 550.000), Yafa, Hayfa, Gazze, Nablus, Eriha, Akka.
Yüzölçümü: 28.220 km2 (20,000 km2'lik kısmı "yeşil hat" içinde, kalan kısmı bu hattın dışında yer almaktadır. "Yeşil hat" içinde kalan bölge BM kararlarında "İsrail" olarak gösterilen bölgedir.


Nüfusu: 8 milyon 500 bin (2000 tahmini). Bu nüfusun 6 milyonu "yeşil hat" içindeki bölgede, 1 milyonu Gazze'de, 1 milyon 500 bini Batı Yaka bölgesinde yaşamaktadır.


"Yeşil hat" içindeki nüfusun yaklaşık 1 milyonu Filistinli kalanı yahudidir. "Yeşil hat" içinde yaşayan Filistinlilere "İsrail vatandaşı" sıfatı ve "İsrail" kimliği verilmektedir. Gazze'deki yahudi yerleşim birimlerinde 5-6 bin kadar yahudi yaşamaktadır. Kalan nüfusun tamamı Müslümandır.

Batı Yaka'daki yahudi yerleşim merkezlerinde 150 bin civarında yahudi yaşamaktadır. Kalanı Filistinlidir. Filistinlilerin % 5'i hıristiyan, % 95'i Müslümandır. Nüfusun % 87'si şehirlerde yaşamaktadır.

Km2 başına düşen insan sayısı: Genel ortalama: 300.
Ancak nüfus yoğunluğu konusunda bölgeler arasında büyük bir dengesizlik mhttp://www.enfal.de/pal1.jpgevcuttur. Gazze'nin alanı 400 km2 kadar olduğundan bu bölgede km2
başına düşen insan sayısı 2500'ü bulmaktadır.






Bu bölgedeki nüfus yoğunluğunun bu kadar fazla olmasının sebebi 1948'de işgal edilmiş topraklardaki Filistinlilerin birçoğunun bu bölgeye göç etmeye zorlanmış olmasıdır. Bu yüzden Gazze'deki nüfusun üçte ikisi mülteci kamplarında yaşamaktadır.


Batı Yaka bölgesinde nüfus yoğunluğu 200 civarındadır. "Yeşil hat" içinde kalan bölgenin yaklaşık 12 bin km2'lik bölümünü Nakab ve Eylat çölleri oluşturur ve bu bölgelerde nüfus yoğunluğu oldukça düşüktür.

Bu yüzden bu topraklardaki 6 milyon nüfusun büyük çoğunluğu 8 bin km2'lik alana yayılmıştır. Dolayısıyla bu bölgede de ortalama nüfus yoğunluğu 700 civarındadır.
Nüfus artış hızı: Genel ortalama: % 3.7
Yahudiler arasındaki doğal nüfus artış hızı % 2'nin altındadır.


Yahudilerin nüfuslarının artmasının sebebi dünyanın değişik ülkelerindeki yahudi azınlıkların işgal altındaki Filistin topraklarına nakledilmesidir.




Filistinlilerde ise doğal nüfus artış hızı Gazze'de % 4,3, Batı Yaka'da % 3,5 civarındadır.




Etnik yapı: 1948'de işgal edilmiş olan topraklarda yaşayanların % 82'si yahudi, % 18'i Filistinlidir. 1967'de işgal edilmiş olan Batı Yaka'da ise nüfusun % 90'ını Filistinliler, % 10'unu yahudiler oluşturur. (Doğu Kudüs'teki nüfus bu oranlamanın dışındadır.)


Filistinlilerin tamamına yakını Araptır, az sayıda Çerkez vardır. Dünyanın değişik yörelerinden getirtilen yahudiler sürekli yenileri inşa edilen yahudi yerleşim merkezlerine yerleştirildiğinden, Filistinliler de göçe zorlandığından etnikdevamlı yahudilerin lehine değişmektedir. Örneğin 1993'te "yeşil hat" içinde kalan bölgede Filistinli oranı % 21'di. Bugün bu oran yaklaşık % 18'e düştü.






Dil: Yahudiler İbranice, Filistinliler Arapça konuşur.
Din: "Yeşil hat" içindeki topraklarda yaşayanların % 82'si yahudi, % 5'i hıristiyan, % 11'i Müslümandır. 1967'de işgal edilmiş olan Doğu Kudüs ve Batı Yaka bölgelerinde ise nüfusun % 76'sı Müslüman, % 17.5'i yahudi, yaklaşık % 5.5'i hıristiyan, kalanı da diğer dinlere mensuptur.


Müslümanların geneli sünni ve şafiidir. Gazze'de 5-6 bin civarında yahudi bulunmaktadır, kalan nüfus Müslümandır.


Coğrafi durumu: Ortadoğu bölgesinde bulunan Filistin toprakları güneyden Lübnan, güneydoğudan Suriye, doğudan Ürdün, kuzeyden Kızıldeniz'in Akabe Körfezi, kuzeybatıdan Mısır, batıdan Akdeniz ile çevrilidir.

En önemli akarsuları Şeria Nehri olarak da adlandırılan Ürdün Nehri'yle Yermük Nehri'dir. İsrail işgali altındaki Filistin topraklarıyla Ürdün toprakları arasında sınır oluşturan Ürdün ırmağının doğusu Doğu Yaka, batısı Batı Yaka olarak adlandırılır. Her iki yaka da tarıma elverişli düzlüklerden oluşmaktadır.


Ürdün Irmağı batısı işgal altında, doğusu Ürdün'ün elinde olan Lut gölüne akar. Ölü Deniz olarak da adlandırılan Lut gölü tuz ve fosfat bakımından zengindir.


Yönetim şekli: Bugünkü Filistin topraklarının üzerindeki yönetim bir siyonist işgal yönetimidir.

Gazze ve Batı Yaka'nın bir bölümünde kurdurulan özerk yönetim ise işgal yönetimine bağlı bir yerel yönetim niteliğindedir.
Özerk yönetim Gazze'nin yahudi yerleşim merkezlerinin dışında kalan kısmının tamamında, Batı Yaka'nın ise sekiz vilayet merkeziyle kırsal bölgesinin bir kısmında söz sahibidir.
Ancak vilayet merkezlerinden el-Halil'in % 20'lik kısmı işgal yönetiminin kontrolüne bırakılmıştır. En son anlaşmalarla birlikte verilen de dahil olmak üzere Batı Yaka bölgesinde özerk yönetimin kontrolüne verilen topraklar bu bölgenin % 41'ine tekabül etmektedir.

Ancak bu topraklar bir bütünlük arz etmez.
Birbirinden ayrılmış gettolar şeklindedir. Dolayısıyla Filistinliler özerk yönetimin kontrolündeki bir bölgeden diğer bölgeye geçerken dört ayrı kontrol noktasından geçmek zorunda kalıyorlar. Bunlardan ikisi özerk yönetimin ikisi de işgalci siyonistlerin kontrol noktalarıdır. Özerk yönetim dış işlerinde tamamen işgal yönetimine bağlıdır.

Emniyet güçlerini sadece Filistinlilere karşı kullanma hakkına sahiptir. Örneğin kendi kontrolündeki bölgelere yahudi yerleşimciler girseler bile onlara karşı güvenlik güçlerini kullanma yetkisi yoktur.




Bu bölgede oturan yahudi yerleşimcilere karşı özerk yönetime bağlı emniyet güçlerinin kullanılmaması imzalanan anlaşmalarda şarta bağlanmıştır.
Özerk yönetim aynı zamanda despotik bir baskı rejimi sıfatı almıştır. Filistinlilere baskı ve zulümde işgalci siyonistlerden geri kalmamaktadır.
__________________
  Alıntı ile Cevapla
Eski 31.01.09, 11:43   #8
musab
Fedakar
musab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: Jan 2009
Konum: Adana
Mesajlar: 1,660
Tecrübe Puanı: 5
musab is on a distinguished road
Standart musab

paylaşımlarının için
  Alıntı ile Cevapla
Eski 11.02.09, 21:00   #9
DİLSAD
Genel Yönetici
DİLSAD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: May 2008
Konum: DÜN GELDİM VE GİDİYORUM MİSALİ
Mesajlar: 1,940
Tecrübe Puanı: 5
DİLSAD is on a distinguished road
Standart

KARDEŞLERİM DAVAMIZI UNUTMAK YOK UNUTMAMAK İÇİN DE DAVAMIZI BİLMEMİZ ŞART BİLMEDİĞİMİZ HİÇ BİR DAVA BİZİM OLAMAZ


İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya:
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir:
Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.

Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat:
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!

Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne?
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine:

Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?

Rabb'im isterse, sular büklüm büklüm burulur.
Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.

Eyvah, eyvah, FİLİSTİN'İM, sana mı düştü bu yük?
Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!..


Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,

Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan:
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan!

Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!

Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu?
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?

Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna?
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?

Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!

Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya.
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su:
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek:
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!

Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!

Sen ve ben, gözyaşıyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz:
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya:
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!
__________________
Ya RABBİ...
Sen KAHHAR İsmi Şerif'in Hakkı İçin Terörist İsraili Amerikayı İngiltere'yi Ve Onlara Destek Veren Tüm Kâfir Ve Münafıkları Senin Düşmanlarını Ve Senin Dininin Düşmanlarını Kahr-u Perişan Et...Sen KADİR'sin Senin Gücün Herşeye Yeter...AMİN...

Ya RABBİ ...

Filistin'i Irak'ı Afganistan'ı Doğu Türkistan'ı
Çeçenistan'ı Tunus'u
Cezayir'i Sudan'ı Vatan'ımızı
Ve Tüm Müslümanları Koru... Ve Onlara Zafer İhsan Et...
Muhakkak ki Senin Gücün Herşeye Yeter...AMİN...AMİN...AMİN....



  Alıntı ile Cevapla
Eski 11.03.09, 21:56   #10
ferhat
Moderator
ferhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Giriş tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 5,307
Tecrübe Puanı: 9
ferhat is on a distinguished road
Standart

İşgalci İsrail Yönetiminin Terör Politikası

Osmanlı döneminde 400 yıl boyunca farklı din,
dil ve kültürlere sahip halkların, huzur ve güvenlik içinde
yaşadıkları Filistin topraklarında, yıllardır büyük bir kargaşa ve zulüm yaşanmaktadır.

Bugün hala tüm acımasızlığı ile devam eden katliam ve kıyımlar, bölgenin İngiliz hakimiyetine girmesi ile başlamış ve bağımsız bir Yahudi Devleti'nin kurulması ile iyice hız kazanmıştır.

Bölgede yaşanan olayların temelinde, Filistin topraklarının her üç din için de kutsal topraklar olarak görülmesi yatmaktadır.


Ancak Siyonist görüşün savunucuları bu kudsiyeti barış ve huzur içinde muhafaza etmek yerine, diğer halkları yok etmeyi hedefleyen bir politika izlemişlerdir. Siyonist düşünceye göre Yahudiler Allah tarafından seçilmiş "üstün bir ırk"tır ve diğer tüm dünya halkları Yahudilere boyun eğmekle yükümlüdür. Siyonizm için "üstün ırk" inancı kadar "vaat edilmiş topraklar" inancı da son derece önemlidir.

Bu inanca göre Yahudiler Allah'ın kendilerine vaat ettiği kutsal
topraklarda yaşamalıdırlar.

Nil'den Fırat'a kadar bir alanı içine alan bu kutsal toprakların
merkezini ise başta Kudüs olmak üzere Filistin toprakları oluşturur. Siyonizme göre vaat edilmiş topraklarda yaşamak Yahudilerin en doğal hakkıdır ve buna engel olmak isteyenlere karşı her türlü şiddet ve baskı uygulanabilir.
İşte günümüzde Filistin'de yaşanan adaletsizlik ve haksızlıkların, İsrail Devleti'nin Filistin halkına karşı uyguladığı şiddet ve baskı politikasının temelinde bu ırkçı inanç ve görüş yatmaktadır.

Yahudiler için Filistin toprakları üzerinde bağımsız bir "Yahudi Devleti" kurulması kutsal bir misyondur.

1948 yılının Mayıs ayında gerçekleştirilen bu misyonun sürekliliğinin korunması ise bir başka önemli hedeftir.

İsrail Devleti'nin yöneticilerine göre bu sürekliliğin korunması ancak, Filistin topraklarında Yahudi nüfusunun artırılması ve Yahudilerin yaşadığı alanların genişletilmesi ile mümkündür.

Bunun sağlanabilmesi için de Filistin halkı ya tamamen bu topraklardan sürülmeli ya da yok edilmelidir. İşte bu inançla İsrail Devleti 50 yılı aşkın bir süredir Filistin halkına karşı etnik bir soykırım yürütmektedir.

Filistin Halkının Sürgün Edilmesi

MSiyonistler Filistin topraklarında bağımsız bir Yahudi Devleti kurmaya karar verdiklerinde karşılaştıkları ilk sorunlardan biri bu topraklarda yaşayan Yahudi nüfusun azlığı idi.

1900'lerin başında Filistin'deki Yahudi nüfusu %10'un altında idi. Siyonistlerin çalışmaları ile 1920'lerde 100.000 olan Yahudi göçmen sayısı, resmi kayıtlara göre 1930'larda 232 bine ulaştı.

1939'a gelindiğinde toplam 1,5 milyon olan Filistin nüfusunun
445 bini Yahudi idi. Bundan yirmi yıl önce %10'dan daha az olan nüfus oranı, 1939'da %30'a ulaşmıştı.


Nüfusla birlikte Yahudi yerleşim alanları da büyük bir hızla genişledi. 1939'da Yahudilerin sahip oldukları toprak miktarı 1920'li yıllarla kıyaslandığında iki katına çıktı. 1947 yılına gelindiğinde ise Filistin'de 630 bin Yahudi, 1 milyon 300.000 Filistinli vardı. BM tarafından Filistin'in taksim edildiği 29 Kasım 1947'den İsrail Devleti'nin kurulduğu 15 Mayıs 1948'e kadar İsrailliler Filistin topraklarının önemli bir bölümünü ele geçirdi.

Bu esnada Filistin köylerine yapılan baskınlar ve katliamlar sonucunda 500 kadar kent, kasaba ve köyde yaşayan 950 bin Filistinlinin sayısı 138 bine düştü. Bunların büyük bir bölümü öldürülmüş, bir bölümü de sürgün edilmişti. İleride İsrail ordusunu oluşturacak olan Siyonist terör örgütleri Müslüman köylerine ve kasabalarına gece baskınları düzenliyorlar ve Müslümanları kurşuna dizip, geçtikleri yerleri yakıp yıkıyorlardı. Bu şekilde 1948 ve 49 yıllarında yaklaşık 400 Filistin köyü haritadan silindi.

Filistinlilerin geride bıraktıkları mallarına ise "Ülke Dışında Yaşayan Mal Sahiplerinin Mülkleri Yasası" ile Yahudiler tarafından el konuldu. 1947'den önce Filistin topraklarının %6'sına sahip olan Yahudiler, devlet resmen kurulduğunda tüm toprakların yaklaşık %90'ını ele geçirmişlerdi.9
Filistinli Araplara sadece Gazze Şeridi ve Batı Şeria olarak bilinecek iki ayrı bölge kaldı. Görüldüğü gibi gelen her Yahudi kafilesi Müslüman Filistin halkı için zulüm, baskı ve şiddet anlamı taşıyordu. Çünkü Siyonist örgütler yeni gelenleri yerleştirmek için Filistin halkını asırlardır yaşadıkları topraklardan baskı ve zor kullanarak sürüp çıkartıyor ve göçe zorluyorlardı.


Hatta Göçmen Dairesi Başkanı Joseph Weitz 1940'da yaptığı bir konuşmada, "Şu anda bu topraklar arasında iki ayrı halka yer yoktur. Eğer Araplar bu küçücük ülkede yaşayacaklarsa hedefimize asla varamayacağız. Öyleyse Arapları buradan uzaklaştırıp, komşu ülkelere sürmeliyiz, hem de hepsini" diyordu.10 Dönemin Tel Aviv Belediye Başkanı General Shlomo Lahat ise,
"Filistinliler bu topraklarda köle olarak yaşamayı kabul edinceye kadar katliamı sürdürmeliyiz" sözleri ile Siyonistlerin Filistin halkına bakış açısını dile getiriyordu.11Mülteci Kampları Binlerce yıldır yaşadıkları yerlerden Yahudiler tarafından zorla sürülüp çıkarılan Filistinli Müslümanların büyük bir çoğunluğu halen mülteci kamplarında yaşamlarını sürdürmektedir.

Şu anda kamplarda ve Lübnan, Ürdün gibi komşu ülkelerde mülteci konumunda yaşayan Filistinlilerin sayısı 3.5 milyonu bulmaktadır.
Filistinlilerin, mülteci kamplarında ve İsrail'in işgali altındaki bölgelerde yaşamak zorunda bırakıldıkları koşullar ise son derece çetindir.

Bu insanlar en temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlanmakta, elektriği ve suyu İsrail Devleti izin verdiği müddetçe kullanabilmekte, geçimlerini sağlayabilmek için kilometrelerce yol gidip oldukça düşük maaşlarla çalışmakta ve böyle bir ortamda ayakta kalma mücadelesi vermektedirler.

İşine gitmek veya yakın bir mülteci kampında yaşayan akrabalarını ziyaret etmek maksadıyla yola çıkan bir Filistinli için, 10-15 dakikadan uzun sürmeyecek yolculuklar ise son derece sıkıntı verici bir hale dönüşmektedir. Çünkü sık aralıklarla kurulmuş olan kontrol noktalarında Filistinliler, sürekli kimlik kontrolünden geçirilmekte ve her kontrolde sözlü ve fiili tacize uğramaktadırlar.

Üstelik İsrail askerleri zaman zaman "güvenlik" gerekçesiyle yolları kapadığı için işlerine, istedikleri herhangi bir yere ve hatta hasta olmalarına rağmen hastaneye bile gidememektedirler. Tüm bunların yanı sıra hergün öldürülme, yaralanma veya tutuklanma korkusu içinde yaşamlarını sürdürmektedirler. Çünkü mülteci kamplarında yaşayan halk, özellikle geceleri, sık sık çevredeki Yahudi yerleşim birimlerinde yaşayan fanatik İsraillilerin silahlı saldırısına maruz kalmaktadır.


İşine gitmek veya yakın bir mülteci kampında yaşayan akrabalarını ziyaret etmek maksadıyla yola çıkan bir Filistinli için, 10-15 dakikadan uzun sürmeyecek yolculuklar adeta bir işkenceye dönüşür. Çünkü sık aralıklarla kurulmuş olan kontrol noktalarında, İsrail askerleri tarafından sözlü ve fiili tacizlere uğrarlar.Mülteclerin Sığındığı Yerler
BÖLGE KAMPLARDA KAMPLAR DIŞINDA TOPLAM

ÜRDÜN 238.188 1.050.009 1.288.197
BATI ŞERİA 131.705 358.707 517.412
GAZZE 362.626 320.934 683.560
LÜBNAN 175.747 170.417 346.164
SURİYE 83.311 253.997 337.308
TOPLAM 991.577 2.181.064 3.172.641

İsrail Hayfa Üniversitesi'nde psikoloji profesörü olan Benjamin Beit Hallahmi, The Israeli Connection (İsrail Bağlantısı) adlı kitabında, Gazze Şeridi'nde yaşayan Müslümanların içinde bulunduğu durumu ve İsrail'in buradakilere bakış açısını şöyle dile getirmektedir:

Bu satırların yazıldığı sırada İsrail işgali altındaki Gazze Şeridi'nin nüfusu 525.000 ve km2 başına 2.150 kişi düşüyor. Sağlığı yerinde olan çoğu Gazzeli 8 yaşından itibaren ortalama İsrail ücretlerinin %40 altındaki ücretlerle İsrail'de çalışmaya başlıyor. Gelir vergisi ve sosyal güvenlik vergisi ödüyorlar, ama hiçbir haktan faydalanamıyorlar.

Çünkü vatandaşlık hakları yok...

İsrail anlayışına göre Gazze çaresizliğin ve fakirliğin sembolüdür. Ama Gazze vatandaşlarına acıma yoktur, çünkü onlar düşmandır...
12 Binlerce yıldır yaşadıkları yerlerden Yahudiler tarafından zorla sürülüp çıkarılan Filistinlilerin büyük bir çoğunluğu, halen mülteci kamplarında yaşamlarını sürdürüyor.

Şu anda mülteci konumunda yaşayan Filistinlilerin sayısı 3.5 milyonu bulmaktadır. Bu kamplar sürekli olarak İsrail Devleti'nin tacizlerine, baskınlarına ve bombalı saldırılarına uğramaktadır.

Mülteci kamplarındaki kötü koşullara daha yakından göz atabilmek için Amerikan vatandaşı bir Filistinlinin bu kamplara yaptığı ziyaret sırasında edindiği izlenimlere kısaca yer vermekte fayda vardır. Yasemin Subhi Ali isimli bu tıp öğrencisinin,

1999 yılında Şatilla Kampı'na yaptığı ziyarete dair izlenimleri şu şekildedir:
Yol boyunca sivil savaşın ve yıllarca süren İsrail işgalinin neticesi yıkıntıları seyrettim. Kamp denilen yerin bir kapısı, bir girişi ve bir çıkışı olacağını tahmin ediyordum. Oysa yoktu. Gerek de yoktu.

__________________
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Q7Works
Style Design Milon4

mp3 indir youtube video izle
haberler-film izle
86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 160 162 163 164 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 220 221