|
![]() |
Gelişmiş Arama |
|
|
#71 | |
|
Fedakar
Giriş tarihi: May 2008 Konum: dünya Mesajlar: 4,132
![]() |
[QUOTE=nesli01;67932]
Alıntı:
Neslihan ablacım bu güller senin için:
__________________
Ey Meryem!.. Ey İffetin Biricik Sembolü Nadide Çiçek..!! Ben Senin Rabbe Yakınlığını sevdim.... Var olsa da etrafında insanlar, "SENİ ANLIYORUM" diyen kimin var? Sussa da gözlerin, kalbin kan ağlar, içinin içini bilen bir tek RABBİM var.. Sürekli değilmiş zalimin zulmü, gece biter, gelirmiş günün gündüzü, zor olsa da geçirmek bu çetin güzü, baharı vadeden bir tek RABBİM var..
|
|
|
|
#72 |
|
Moderator
Giriş tarihi: Oct 2008 Mesajlar: 3,182
![]() |
güller için çok tesekkûr ederim elifbusra kardesim,
![]() ![]() [QUOTE=musab;67911]keçeli nuriye abla san kolay soralar soracam (risale-i nur) onun hayatımın gayesi dediği şey nedir? Bir tek gâyem vardır: O da mezara yaklaştığım bu zamanda, İslâm memleketi olan bu vatanda bolşevik baykuşlarının seslerini işitiyoruz. Bu ses, âlem-i İslâmın îman esaslarını zedeliyor. Halkı bilhassa gençleri îmansız yaparak kendisine bağlıyor. Ben bütün mevcûdiyetimle bunlarla mücadele ederek gençleri ve Müslümanları îmana davet ediyorum. Bu îmansız kitleye karşı mücadele ediyorum. Bu mücahedem ile inşâallah Allah huzuruna girmek istiyorum. Beni bu gâyemden alıkoyanlar da, korkarım ki bolşevikler olsun! Bu îman düşmanlarına karşı mücahede açan dindar kuvvetlerle el ele vermek, benim için mukaddes bir gâyedir. Beni serbest bırakınız. Elbirliğiyle komünistlikle zehirlenen gençlerin ıslahına ve memleketin îmanına, Allah'ın birliğine hizmet edeyim." Şuâlar, s. 427. onun istanbula gelişinde uzak semanın doğularında bir ateş fareyi keskin zeka diye söylenen kişi kimdir? Said Nursi’nin 1907 sonbaharında İstanbul’a gelişini Eşref Edip şöyle tasvir eder: “Şarkın yalçın kayalıklarından, bir ateş pare-i zekâ, İstanbul âfâkında tulû etti.” İstanbul’a gelmeden evvel bir gün Tahir Paşa: “Şark ulemasını ilzam ediyorsun, fakat İstanbul’a gidip o denizdeki büyük balıklara da meydan okuyabilecek misin?” der. İstanbul’a geldiği zaman Fatih’te Malta Çarşısı’ndaki Şekerci Hanı’na yerleşir. Bu han dönemin önde gelen Osmanlı aydınlarının buluşma yeridir. Handaki odasının kapısına bir levha asar: “Burada her suale cevap verilir, her müşkil halledilir, fakat sual sorulmaz.” İstanbul aydınları buraya akın eder ve görüşmeye gelenleri kendine hayran bırakır Said Nursi (Tarihçe-i Hayat, s.21-32) ustadın nicola ya cevabını anlatırmısın? burada : [üzgünüm linki sadece ÜYELER göre bilir. Üye Olmak İçin TIKLAYIN...] selametle hade kıyaklısın:[/QUOTE selametle tesekkûr ederim musab kardesim
__________________
Yeryüzünde riya, inkar, hıyanet Altın devrini yaşıyor… Diller, sayfalar, satırlar (Ebu Leheb öldü) diyorlar: Ebu Leheb ölmedi, ya Muhammed; Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor! [üzgünüm linki sadece ÜYELER göre bilir. Üye Olmak İçin TIKLAYIN...] |
|
|
#73 |
|
Genel Yönetici
Giriş tarihi: May 2008 Konum: Adana Mesajlar: 4,701
![]() |
sanırım sorularımız bitti
![]() Nesli kardeşimize konukluğu ve samimi cevapları için çok teşekkür ediyoruz iyiki varsınız kardeşim ve iyiki tanımışız sizi ![]() bu güller sizin için... ![]()
__________________
------------------------------------------------ İranlı Bir Şair Diyor Ki, "Aşka Uçarsan Kanadın Yanar." Bu Söze Cevaben Hz. Mevlana Da Diyor Ki, "Aşka Uçmazsan Kanat Neye Yarar.'' |
|
|
#74 |
|
Moderator
Giriş tarihi: Oct 2008 Mesajlar: 3,182
![]() |
Allah razi olsun Yasemin kardesim
gûller için çok tesekkûr ederim bunlarda tûm birdamlalilara benden hediye olsun. ![]()
__________________
Yeryüzünde riya, inkar, hıyanet Altın devrini yaşıyor… Diller, sayfalar, satırlar (Ebu Leheb öldü) diyorlar: Ebu Leheb ölmedi, ya Muhammed; Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor! [üzgünüm linki sadece ÜYELER göre bilir. Üye Olmak İçin TIKLAYIN...] |
![]() |