|
![]() |
Gelişmiş Arama |
|
|
#1 |
|
Fedakar
Giriş tarihi: May 2008 Mesajlar: 2,440
![]() |
Diğer bir ayet-i kerimede de: "Açık ve gizli olan kötülüklere yaklaşmayın." (En'am; 151) buyurmuştur. Allah-u Zülcelal nasıl zâhirî âzâlarımızla yaptığımız kötü hareketleri haram kılmışsa, bâtınî olan; kin tutmak, riya (gösteriş) da bulunmak, hased etmek gibi kötü hareketleri de haram kılmıştır. Öyle ise bu bâtınî olan kötü sıfatları da izale etme çabasına girmemiz gerekir. Bunun yegâne yolu da şânı büyük olan tasavvuf yoluna girmektir.
İbn Abidin kuddise sırruh şöyle buyurmuştur: "İhlas ilmini okumak; ucub, riya, hased gibi manevi hastalıkları bilmek ve bunlardan muhafaza olmaya çalışmak farz-ı ayndır. (her müslümana farzdır.) İnsanın nefsi için her birisi birer afet olan kibir, gazap, cimrilik, ihanet gibi hastalıkları bilmek ve kendini bunlardan muhafaza etmek de farz-ı ayndır." (İbn-i Abidin; I/42) Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Kalbinde zerre kadar kibir bulunan, cennete giremez" (Muslim, İman:147) Tüm bunlardan sonra bizim için en önemli görev, kendimizi bu kabih (çirkin) hastalıklardan temizleyip, halis bir kalple Allah-u Zülcelal’e yönelmektir. Bu da ancak tasavvuf ile mümkündür. Sonuç olarak tasavvufun aslı; Kur'an ve Sünnet yolunda yürümektir. Tasavvuf üstadlarının tarif ettiği yoldan, ne olursa olsun ayrılmamaktır. Bid’atleri, boş arzuları, nefsanî istekleri terk etmektir. Hürmet gösterilmesi gereken mübarek zatlara ve diğer mahlukata karşı saygıda kusur etmemektir. Bilhassa, virdlerin (alınan ders) devamlı yapılmasına dikkat etmektir. (bk. Ebu Abdurrahman Sülemi, Tabakatü’s-Sufiyye; 488, Ebu Kasım Nasrabadi’den naklen) İşte tasavvufun aslı ve özü budur. Kim bu tarif edilen yoldan saparsa, muhakkak o, hak erleri makamından düşmüş olur. Tasavvuf, ebedî saadete ulaşmak amacıyla, zâhirîn ve batının tamir; ahlâkın tasfiye ve nefsin tezkiye hallerini içine alan, mânevî bir ilimdir. Tasavvufun genel tanımı ise şudur: İslam dininin getirdiği hükümlerin, müslüman kimseler tarafından, zahîrî ve bâtınî yönleriyle birlikte, ruhsatlardan faydalanmaksızın, azimet ve takva üzere tatbik edilmesidir. Tasavvuf rûhî bir hayat olduğu için hakikatte; bizzat yaşamak, hissetmek ve halleriyle hemhal olmak sûretiyle anlaşılabilir ve anlatılabilir. Tasavvuf kitaplarında rastladığımız farklı anlatımlar ve izah tarzlarının asıl sebebi de budur. İslam alimleri, kendi rûhî-manevî hayatlarına göre tasavvufu tarif ederken; bazıları bidayet (başlangıç) halleriyle, bazıları nihayet halleriyle, kimi zaman alametleriyle, kimi zaman da asıl ve esaslarına göre tarif etmişlerdir. Her ne kadar farklı izah tarzlarıyla karşılaşsak da ifade edilmek istenen manada birleşmektedirler. Hakikatte tasavvuf, Allah-u Zülcelal'in istediği mü’min sıfatlarına bürünmek ve Allah-u Zülcelal' in azim bir ahlâk ile ahlâklandırdığı, Peygamber (S.A.V)’ in ahlâkı ile ahlâklanmaya çalışmaktır. Tasavvuf öyle bir ilimdir ki batıl onun ne ardından gelebilir, ne de önüne geçebilir. Onun ne önünde, ne de ardında hiç bir eğrilik yoktur. Çünkü tasavvuf, nübüvvet kandilinden alınmış bir nurdur. Nübüvvetin ötesinde ise bizim için alınacak bir nur yoktur. Lütfetmek, ihsan etmek kapısıdır tasavvuf, Vefa ve fedakârlık yapısıdır tasavvuf. Hakikate sımsıkı bağlanmaktır tasavvuf, Aşkın ateşi ile dağlanmaktır tasavvuf. Küfürden, günahlardan sakınmaktır tasavvuf, Her yerde edebini takınmaktır tasavvuf. Gaflet uykusu ile yatmamaktır tasavvuf, Evliyalık ve keramet satmamaktır tasavvuf. İyi şeylere kötü dememektir tasavvuf, Üstadına suizan etmemektir tasavvuf. Helal lokmalar ile beslenmektir tasavvuf, İslam ahlakı ile süslenmektir tasavvuf. Tasavvuf, vaktimizin değerini bilmektir, Daha ölmeden önce, hayattayken ölmektir. Dolduran olup döken, olmamaktır tasavvuf, Gonca gül olup diken, olmamaktır tasavvuf. Aşk ateşiyle yanıp, kül olmaktır tasavvuf, Hak aşkıyla sararıp ve solmaktır tasavvuf. Tasavvuf; davaları, terk etmektir demişler, Hakka olan inancı, berk etmektir demişler. Tasavvuf, ulemanın yolunu izlemektir, Duyulan ayıpları, sırları gizlemektir. Tasavvuf, dinimizin ahkâmına uymaktır, Aşkın acılarını ta gönülden duymaktır. Tasavvuf, fırsatları kollamaktır, gütmektir, Malayaniler ile mubahı terk etmektir. Tasavvuf, günahlardan, mekruhlardan kaçmaktır, Engel olmayıp, Hakka giden yolu açmaktır. Tasavvuf, istenilen güzel huyun başıdır, Hayrı şerden ayıran sağlam mihenk taşıdır. Tasavvuf, yanan aşkın hiç sönmeyen közüdür, Tasavvuf, ilmin, zühdün ve takvanın özüdür. Tasavvuf, ruhu ile nefsi savaştırandır, İman-ı hakikiye bir gün kavuşturandır. Tasavvuf, sapıklardan uzaklara kaçmaktır, Tasavvuf, Hak ehli zatlara kucak açmaktır. Tasavvuf, dine uymak için belli sebeptir, Tasavvuf, baştanbaşa güzel ahlak, edeptir. Tasavvuf, Rabbimizin kaderine rızadır. Nefsimizi terbiye, ona uygun cezadır, Tasavvuf, bırakmaktır her cins uzun emeli, Çalışıp artırmaktır her gün güzel ameli. Tasavvuf, öven ile yereni denk tutmaktır, Uygunsuz gelen sözü, yüksünmeden yutmaktır. Tasavvuf dinimizin farklı ilim koludur, Güzel ahlak örneği Evliyanın yoludur. Tasavvuf, istisnasız, tâbi olmaktır dine, Hep rehber edinmektir ulemayı kendine. Tasavvuf, Allah için gözyaşları dökmektir, Her zaman iyiliğin tohumunu ekmektir. Tasavvuf, cömertliktir, her yerde hep vermektir, Tasavvuf, yalnız kendi kusurunu görmektir. Tasavvuf, kibretmekten kaçıp uzak durmaktır, Nefsin hilesine gizli tuzak kurmaktır. Tasavvuf, nutuk çekmek değil, bir hâl işidir, Derviş, yeri gelince, sükût eden kişidir. Tasavvuf ehli, uzak durur kötü ahlaktan, Çok çekinip sakınır daim haktan hukuktan, Sofi, hep çile çekip meyvesini oldurur, Hem de kalbini güzel huylar ile doldurur. Tasavvuf, tamamıyla gerçek İslamiyet’tir, Mevla’ya, kayıtsız ve şartsız teslimiyettir.
__________________
عَبَسَ وَتَوَلَّى وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُ يَزَّكَّى فَأَنتَ لَهُ تَصَدَّى ...!!!! ي حميل فقر [üzgünüm linki sadece ÜYELER göre bilir. Üye Olmak İçin TIKLAYIN...] cevrucefakar tarafından (22.02.09 Saat 17:05) değiştirildi. |
|
|
|
#2 |
|
Fedakar
Giriş tarihi: May 2008 Mesajlar: 2,440
![]() |
Tasavvuf, terk-i da’vadır, demişler
Dahi, ketman-ı manadır demişler Tasavvuf, terk-i kil ü kale derler Hemen vecd ü sema u hale derler Tasavvuf, hıfz-ı evkat demişler Tasavvuf terk-i tamate demişler Tasavvuf,babıdır bezl ü atanın Tasavvuf, beytidir mihr ü vefanın Tasavvuf, bir hidayettir Hüdadan Bunu söylemedim bil hevadan Tasavvuf, terk-i evtandır demişler Tasavvuf, hicr-i ihvandır demişler Tasavvuf daim olmaktır murakıb Olub irte gice halin muhasib Tasavvuf, etmemekliktir tasarruf Hakk’ın emrine itmeyüb tasallut Tasavvuf, kalbi Hakk’a bağlamaktır Yüreğin aşk odiyle dağlamaktır Tasavvuf, hüsn ü hulk ile edebdir Veli, hüsn ü edeb ita-yı Hak’dır Tasavvuf, biledir atvar-ı kalbi Eridüb koymıya kalbinde kal(ı)bı Tasavvuf, yar olub bar olmamaktır Gül-i gülzar olub har olmamaktır. Cihanın şahı Abdullah Ensar(î) Demiş yar ol veli bar olma zinhar Düşüben aşk odına bi tekellüf Yanıp külli kül olmakdır Tasavvuf Yanar bir şem’idir Hakk’ın tasavvuf Dememektir iyiye yavuza tüf İradettir demiş ba’zı, Tasavvuf Demeyüb şeyhine üstadına yuf Demiş bir uğrayan feth ü fütuha Tasavvuf bezl-i nefse, bezl-i ruha Kerabet satmamaktır tasavvuf Hakk’ın işinde itmeyüb tasarruf Vefa göstermedir manend-i Yusuf Ganimet bilmedir vakti tasavvuf Geçen ömür için edüb teessüf Cefa eden kesan içün telattuf Demiş zünnün-ı Mısrî kim Tasavvuf Kabul-i şer’dir, terk-i tekellüf Demiş Ma’ruf-ı Kerî kim Tasavvuf Temellüktür, tehalluktur, telattuf Ebu Bekr ü Ömer der kim tasavvuf Ta’arruftur, Tasarruftur, ta’arruf Denilmiştir tasavvuf masebaktan Sükun-i kalbdir maduna Hakk’dan Demişdir bu sözü Hamdun Kasar Mürid-i Bu Türab şeyh-i ebrar Tasavvuf oldur olub şeçm-i tayyar Ola ahval-i kalbi ayn-ı seyyar Demişler bu sözü sahib icabet Nedir dense Tasavvuf? De: inabet Olar kim şeyhlik temkine derler Tasavvuf tevbe vü telkine derler Ebu Osman Mekki’nin sözüdür Tasavvuf sühd ü takvanın özüdür Demiştir kim tasavvuf, Bişr Hafî Eridüb etmedir gönlünü safi Tasavvufdur diyen İbrahim Edhem Tarikatta Hakkın durmağı muhkem Tasavvufdur denilmiş üns ü kurbet Arayerden sürünüb havf ü heybet Tasavvuf buğz-ı dünya-yı denîdir Bu sözü söyleyen bil Ruşenidir Kitabında demiş sahib-i tasavvuf Semi on(10)dur erkan-ı tasavvuf Tasavvuftur denilmiş safvet-i kalb Hüda’dan gayriden kalbin idüb kalp Tasavvuf hakdan kaçmağa derler Öziyün Hakk’a yol açmağa derler Keramet satmamaklıktır keramet Keramettir denilmiş terk-i adet Muhib mahbubla ey sahib-i saadet Görüb söyleşmedir keşf ü keramet Ömer Ruşenî
__________________
عَبَسَ وَتَوَلَّى وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُ يَزَّكَّى فَأَنتَ لَهُ تَصَدَّى ...!!!! ي حميل فقر [üzgünüm linki sadece ÜYELER göre bilir. Üye Olmak İçin TIKLAYIN...] |
|
![]() |