Süeda_Nur
Moderator grup
damla4
 
Karma: +18/-1
Offline
Mesaj Sayısı: 151
|
 |
« : Mayıs 11, 2008, 12:21:35 ÖS » |
|
lem'alar | on üçüncü lem'a | 78
nefis ise, şeytanı her vakit dinler.
lem'alar | on üçüncü lem'a | 91
kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur.
lem'alar | on üçüncü lem'a | 87
hilkat-i kainatın bir netice-i azamı, ubudiyet-i insaniyedir ve rububiyet-i ilahiyeye karşı iman ve itaatle mukabeledir.
sözler | on üçüncü söz | 131
kabir var; hiç kimse inkar edemez. herkes, ister istemez oraya girecek.
sikke-i tasdik-i gaybi | | 170
"zarara razı olana şefkat edilmez"
sözler | üçüncü söz / ikinci makam | 135
"zarara rızasıyla girene merhamet edilmez ve layık değildir."
mesnev-i nuriye | hubab | 82
şöhretin gitti, ancak bir an kaldı. zamanın geçti; kabirden başka mekanın var mı? biçare! aczine ve fakrına bir had var mı?
mesnev-i nuriye | hubab | 80
evet, bir incir çekirdeğinden koca bir incir ağacını ve ince bir sapla koca bir kavunu bağlayıp çıkaran kudrete hiçbir şey ağır gelmez.
sözler | yirmi birinci söz / birinci makam | 245
acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarf ediyorsun?
şualar | yedinci şua / birinci bab | 101
sen başıboş olmadığın gibi, bu hadiseler de başıboş olamazlar.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
DaDaLoGLu
|
 |
« Yanıtla #1 : Mayıs 22, 2008, 01:22:06 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
"Ben batanları sevmem"diyordu Hz. İbrahim, batan yıldızın, ayın ve güneşin ardından.Ben de sahte âşıkları sevmem. Aşkını değiştirenler, satanlar, takas edenler,sahte âşıklardır. Sahte âşıkların sahici maşukları olmaz.
|
|
|
|
Leener
|
 |
« Yanıtla #2 : Mayıs 22, 2008, 03:39:59 ÖS » |
|
İNSAN İPİ BOĞAZINA SARILIP İSTEDİĞİ YERDE OTLAMAK İÇİN GÖNDERİLMEMİŞTİR..
Haşir Risalesi
|
|
|
|
|
Logged
|
SEN ve BEN; Kavgamıza yenik düşüp yorulduk, Kahpe bir gürültünün zindanında boğulduk. Ne ben mehtabı aldım elime bir kuş gibi, Ne de sen bu sevdayı yaşadın bir düş gibi..
|
|
|
|
|
saliha_27
damla2

Karma: +2/-1
Offline
Mesaj Sayısı: 68
|
 |
« Yanıtla #4 : Mayıs 22, 2008, 05:08:12 ÖS » |
|
RABBİM RAZI OLSUN KARDEŞİM.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
-SPECİAL-
|
 |
« Yanıtla #5 : Mayıs 22, 2008, 05:58:05 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
DaDaLoGLu
|
 |
« Yanıtla #7 : Mayıs 23, 2008, 04:21:35 ÖÖ » |
|
İNSAN İPİ BOĞAZINA SARILIP İSTEDİĞİ YERDE OTLAMAK İÇİN GÖNDERİLMEMİŞTİR..
Haşir Risalesi
Rabbim razi olsun silik can kardesim!...  (Ulen ne kiziyorsun duduk!..Silik demek=sil-bastan demek!..  ) Musade ederseniz,kardes-kardese ecucuk bu cumle uzerinde muhabbet edelim!...  Cok dogru bir soz veya cumle!...  Bu guzel cumleyi okudugumda aklima gelenleri siz canim kardeslerimle paylasmaya CABA sarf edecegim ins!...  Canlar!..  Yazdigim yer Hollanda ve Hollanda'lilarin her birinin mutlaka bir kopegi olur...Ellerinde bir otomatik tasma ve kopek ileri gitmek istediginde dugmesine basarak engeller!...  Bir daha dugmeye dokunur ve kopek ilerler!...  Kopekten,kopege durum farklidir...Boyuna endamina gore ipleri vardir!...  Biz neyiz? Neden geldik bu dunyaya? Ne icin variz ve var-olacagiz,olmaliyiz? Dunya guzelleri,can dostlar!...  "BiZ",biz olmaliyiz be!...  Baska caremiz var mi?  De heyyyy gidi nasip!... 
|
|
|
|
|
Logged
|
"Ben batanları sevmem"diyordu Hz. İbrahim, batan yıldızın, ayın ve güneşin ardından.Ben de sahte âşıkları sevmem. Aşkını değiştirenler, satanlar, takas edenler,sahte âşıklardır. Sahte âşıkların sahici maşukları olmaz.
|
|
|
|
Leener
|
 |
« Yanıtla #8 : Mayıs 23, 2008, 09:24:52 ÖÖ » |
|
İNSAN İPİ BOĞAZINA SARILIP İSTEDİĞİ YERDE OTLAMAK İÇİN GÖNDERİLMEMİŞTİR..
Haşir Risalesi
Rabbim razi olsun silik can kardesim!...  (Ulen ne kiziyorsun duduk!..Silik demek=sil-bastan demek!..  ) Musade ederseniz,kardes-kardese ecucuk bu cumle uzerinde muhabbet edelim!...  Cok dogru bir soz veya cumle!...  Bu guzel cumleyi okudugumda aklima gelenleri siz canim kardeslerimle paylasmaya CABA sarf edecegim ins!...  Canlar!..  Yazdigim yer Hollanda ve Hollanda'lilarin her birinin mutlaka bir kopegi olur...Ellerinde bir otomatik tasma ve kopek ileri gitmek istediginde dugmesine basarak engeller!...  Bir daha dugmeye dokunur ve kopek ilerler!...  Kopekten,kopege durum farklidir...Boyuna endamina gore ipleri vardir!...  Biz neyiz? Neden geldik bu dunyaya? Ne icin variz ve var-olacagiz,olmaliyiz? Dunya guzelleri,can dostlar!...  "BiZ",biz olmaliyiz be!...  Baska caremiz var mi?  De heyyyy gidi nasip!...  "Hayat vahdet ve ittihadın neticesidir. İmtizaçkarane hayat gittiği zaman manevi hayat da gider".. NUR KÜLLİYATINDAN İnsanın vücudunda birbirinden farklı yüzlerce organ ve cihaz vardır. Bunlar hayat sayesinde tam bir bütünlük içinde faaliyet gösterir. İnsandan ruh çekilince hayatı biter ve bütün bu organ ve cihazlar faaliyet gösteremez olur. Artık göz görmez, kulak duymaz, kalp çalışmaz. Hatta insanın maddi bedeni kısa bir zamanda dağılır, toprağa dönüşür. İmtizaçkarane hayat da manevi hayatımızda benzeri bir etkiye sahiptir. Birbiriyle uyumlu olan ve ekip çalışması yapabilen cemaatler başarılı olurlar. Bu cemaati meydana getiren fertler, vücudun azaları gibi hareket ederler, birbirlerinin noksanlarını tamamlarlar. Böyle bir cemaat adeta çok bedenlerde tek ruh manzarası gösterir. Sayıca az da olsalar etkileri fazladır. Cemaat ruhundan mahrum gruplar ise kuru kalabalık olarak boy gösterirler; kısa zamanda dağılmaya mahkûmdurlar.
|
|
|
|
|
Logged
|
SEN ve BEN; Kavgamıza yenik düşüp yorulduk, Kahpe bir gürültünün zindanında boğulduk. Ne ben mehtabı aldım elime bir kuş gibi, Ne de sen bu sevdayı yaşadın bir düş gibi..
|
|
|
|
Leener
|
 |
« Yanıtla #9 : Haziran 02, 2008, 01:57:42 ÖS » |
|
Evet, bir meyve, bir çiçek, bir ışık gibi küçücük bir ihsan, bir nimet, bir rızk, bir küçük ayna iken, tevhidin sırrıyla birden bütün emsaline omuz omuza verip ittisal ettiğinden, o nevi büyük aynaya dönüp, o neve mahsus cilvelenen bir çeşit cemâl-i İlâhîyi gösterir. Ve fâni, muvakkat olan güzellikle, bâki bir nevi hüsn-ü sermedîyi irâe eder. Ve Mevlânâ Celâleddin’in dediği gibi; ''Evliyaya tuzak olan hayaller, ilahî bahçelerin ay yüzlü güzellerinin akisleridir'' sırrıyla, bir ayine-i cemâl-i İlâhî olur. Yoksa, eğer tevhid sırrı olmazsa, o cüzî meyve tek başına kalır. Ne o kudsî cemal, ne de o ulvî kemâli gösterir. Ve içindeki cüzî bir lem’a dahi söner, kaybolur. Adeta baş aşağı olup elmastan şişeye döner. .............. meselâ, gözü veren Zat, hem gözü görür, hem ince bir mânâ olan gözün gördüğünü görür, sonra verir. Evet, senin gözüne bir gözlük yapan gözlükçü usta, göze gözlüğün yakıştığını görür, sonra yapar. Hem kulağı veren Zat, elbette o kulağın işittiklerini işitir, sonra yapar, verir. Sair sıfatlar buna kıyas edilsin.
ŞUALAR
|
|
|
|
|
Logged
|
SEN ve BEN; Kavgamıza yenik düşüp yorulduk, Kahpe bir gürültünün zindanında boğulduk. Ne ben mehtabı aldım elime bir kuş gibi, Ne de sen bu sevdayı yaşadın bir düş gibi..
|
|
|
|
Leener
|
 |
« Yanıtla #10 : Haziran 10, 2008, 12:13:42 ÖS » |
|
Sivrisineğin gözünü halkeden, güneşi dahi o halketmiştir. Pirenin midesini tanzim eden, manzume-i şemsiyeyi de o tanzim etmiştir. Manzume-i şemsiye : güneş sistemi 
|
|
|
|
|
Logged
|
SEN ve BEN; Kavgamıza yenik düşüp yorulduk, Kahpe bir gürültünün zindanında boğulduk. Ne ben mehtabı aldım elime bir kuş gibi, Ne de sen bu sevdayı yaşadın bir düş gibi..
|
|
|
|
Leener
|
 |
« Yanıtla #11 : Haziran 20, 2008, 08:53:09 ÖÖ » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
SEN ve BEN; Kavgamıza yenik düşüp yorulduk, Kahpe bir gürültünün zindanında boğulduk. Ne ben mehtabı aldım elime bir kuş gibi, Ne de sen bu sevdayı yaşadın bir düş gibi..
|
|
|
|
|
|