|
DİLSAD
|
 |
« Yanıtla #1 : Haziran 06, 2008, 12:33:55 ÖÖ » |
|
okudum ...
hoşuma gittimi hayır...
neden mi.... iyiniyetinizin olmadığı için ... zihniyetleri bulandırmaya yönelik eylemde olduğunuz için
ve paylaşımlarda anlatılanlarda hoşuma gitmedi bir çok sebeble hoşuma gitmedi ... alıntı yaptığınız kitabı okumadım ne anlatılmak isteniyor bilmiyorum amacı gayesi ne bilmiyorum ancak özenle zihniyetleri karıştırma adına içinden çekilen bölümler olduğunu düşünüyorum .. ve sanırım bunu yaparkende islamoğlu hocamızında adını kullanıyorsunuz ... emin olun en kısa zaman da alıp bu kitabı okuyacağım ve o zaman daha net hale gelecek düşüncelerim ...
en başta sizin diğer formlardaki paylaşımlarınızı da takip ettim okudum ve zihniyetinizm aşağı yukarı ne olduğu açıkca ortada ...
ve ben o zihniyetinizin tamamı ile karşısındayım
isterdim ki size bu konuda tamamı ile kendi yazdıklarımla cevap vereyim ancak o kadar ilmim yok .. fakat çok şükür ki ilmi olan çok değerli şahsiyetlerin size verecekleri cevaplar var ...
keşke sizde edep dışı bir zihniyet ile körü körüne bir şeylerin peşine takılan olmak yerine araştıran okuyan aklını kullananlardan olsaydınız kardeşim ama hiç bir şey için geç değildir .. yine aynı şeyi yapabilirsiniz bakın nette bu bizimle paylaştıklarınızı bulduğunuz gibi size ziniyetinizin değişmesine yardım edecek yazıları da bulma imkanınız var ...
ben size yardımcı olabilme adına bir iki paylaşımda bulunacağım ...inş en kısa zaman da ....
şimdilik size bir küpe olsun diye ufacık bi başlangıç yapalım derim
Hadisleri anlamak şüphesiz çok yönlü bir çabayı gerektiren bir faaliyettir; sadece gramer kuralları ve dil üsluplarını bilmek, dile hakim olmak, doğru ve isabetli bir anlama için yeterli değildir. Çünkü Hz. Peygamber’in, risalet görevinin başlangıcından vefatına kadar, gerek Kur’an’ı açıklamak, gerekse yepyeni bir toplum inşa etmek için ortaya koyduğu sözsel ilkelerle fiilî uygulamaların yazılı kayıtları olan hadisleri, diğer bir ifade ile sünneti anlamak, bir manada Yüce Allah’ın öngördüğü topyekün bir hayatı anlamayı ifade eder. Bu da iyi bir Kur’an bilgisinin yanı sıra, o günün tarihine inmeyi, nuzûl ve vurûd zamanı ve ortamında muhatap toplumun duygu ve düşüncelerini, olaylara karşı gösterdikleri tepki ve reaksiyonlarını, tarihlerini, tarihî olayların arka planını, o gün konuşulan dilin özelliklerini, bazı sözcük ve kavramların semantik değişime uğrayıp uğramadığını, toplumun psikolojik ve sosyo-kültürel yapısını iyi bilip doğru tahlil etmekle beraber rivayet farklılıklarının da dikkate alınmasını gerektirir. Bir çok değişik yöntemin yanı sıra farklı rivayet tariklerinin bir araya getirilip birlikte değerlendirilmesi, söz konusu her iki problemin telafisine kısmen katkı sağlayacağı muhakkaktır. Yahya b. Maîn’in (ö.233/847) “Şâyet biz bir hadisi otuz vecihten yazmazsak onun ne ifade ettiğini anlayamazdık[7]“ şeklindeki sözleri, Ahmed b. Hanbel’in (ö.241/855) de bir konuda rivâyet edilen bir hadisin tek versiyonu ile o konuda bir hüküm belirtmenin mümkün olamayacağını, konuyu anlamak için diğer versiyonlarını da dikkate almak gerektiğini belirten ifadeleri[8], bir hadisi an¬lamak için onun bütün tariklerini bir araya getirmenin ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktadır. Hadis literatürüne bakıldığında, bazı musannıfların bu metodu kısmen de olsa uyguladıkları görülmektedir. Bablara göre tasnif edilen bütün hadis mecmuaları bir nevi bunun öncülüğünü yapmışlardır. Müslim’in, el-Câmiu’s-sahîh adlı eserinde bir konu (bab) etrafındaki rivâyetlerin en küçük lafız farklılıklarını gösterecek şekilde tahricteki hassasiyeti, Nesâî’nin es-Sunen adlı eserinde sergilediği aynı uygulama, daha sonraki dönemlerde mesela İbnu’l-Cevzî’nin, Kitâbu’l-mevzûât mine’l-ehâdîsi’l-merfûât adlı eserinin başında “men kezebe aleyye…” hadisinin bütün versiyonlarını zikretme ça¬bası, şerhler ve tahric türü çalışmalarda yapılanlar bu kabil çabaların örnekleridir. Bizim burada söz konusu edeceğimiz rivayet farklılıkları, aynı ya da değişik kaynaklarda doğru ve makbul ya da hatalı olarak kayda geçilmiş, daha çok manaya etki eden farklılıklar olacaktır. Diğer bir ifade ile rivayet farklılıklarının hadislerin anlaşılmasındaki rolünü incelemeye çalışacağız. Hemen şunu da ifade edelim ki, rivayetler arasındaki farklılıkları doğru okuyabilmek için farklılıkların mahiyetini, kaynağını ve ortaya çıkış sebeplerini doğru ve isabetli bir şekilde tespit etmek son derece önemlidir; aksi takdirde doğru bir okuma yöntemi tayin etmek mümkün değildir. Onun için öncelikle rivayetlerdeki farklılıkların mahiyetini ele almak gerekir.
yukarıda kısaca bildirilenin özünde şu var .... """"" bu konu ilim ister """""
|